 |
|
 |
|
hacıyla devesi
Çok eskiden hacca deveyle gidildiği dönemde hacı adayı karısıyla helalleşip devesine bindiği gibi hac yolculuğuna başlamış. Aradan günler haftalar geçmiş. Adam devesinin üstünde güneş altında giderken aklına karısı gelmiş.
Yav demiş ben bu deveyi sikecem demiş. Deveyi çökertmiş, malını çıkarmış tam sokacak, deve bir ayaklanmış adam paldır küldür düşüp toz toprağa karışmış. Ayağa kalkınca ya ben ne yapıyorum. Bu hac yolunda, işleyeceğim günaha bak. Tövbe edip şeytana lanet gelsin demiş. Devesine atladığı gibi yoluna devam etmiş. Yine günler geçmiş. Kızgın güneş altında yoluna devam ederken karısı aklına gelince:
Bu sefer ne yapıp yapıp deveyi sikecem demiş. Deveyi rampa gibi bir yere geri yanaştırmış. Kendiside malını çıkarıp yaklaşmış tam sokacak, deve bir iki adım atmış. adam yine paldır küldür aşağı düşmüş. toz toprağa karışmış. üstünü başını silkelerken
Ya ben ne yapıyorum, hac yolunda ben bu günahı nasıl işlerim. tövbe etmiş lanet gelsin şeytana demiş.
Günler böyle deve sırtında geçerken bir vahaya gelmiş. Gölgelik, hurma ağaçları ve suyu görünce yine karısı gelmiş aklına.
Bu sefer kesin sikecem demiş. Devenin dört ayağını da birer ağaca bağlamış. Kendine bir salıncak yapmış. Salıncağa atlamış, başlamış sallanmaya. Gidip geldikçede deveyi sikmiş. Adam rahatladıktan sonra pişmanlık duymuş;
Ya ben ne yaptım. Hac yolunda bu günahı nasıl işledim diye şeytana lanet okuyunca bir ses duymuş.
Siktir ulan ibne. Ben bunca yıllık şeytanım. Devenin salıncakta sikildiğini sende gördüm demiş.
|
 |
 |
|
 |
 |
|
 |
|
|
|
Ekleyen
|
: UKaLa_Jojuk |
|
Okunma Sayısı |
:
111 |
|
Eklenme Tarihi |
:
5 Ocak 2007, Cuma |
|
SONRAKI FIKRA |
:
POLİS
|
|
 |
 |
|
 |
|
|