ANASAYFA | OYUNLAR | YEMEK TARIFLERI | Magazin Haberleri | FIKRALAR | BIYOGRAFILER | HIKAYELER | FORUM

ARA :    |   Faydalı Bilgiler  Makale EKLE

Sıralama :  A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z -

 
Genel  Bilgisayar  Sağlık  Bilim  Dini Bilgiler  Msn Messenger Yardim  Windows Live Messenger Yardım  Kişisel Gelişim  Google  PHP  ASP  Web Tasarım  HTML  Photoshop  CSS  Java Script  Java - JDBC   XML  Corel Draw  MYSQL  Webmaster  Internet  Güvenlik  Bilgisayar ve Donanım Dersleri  Arama Motorları (SEO)  PHP-NUKE  Joomla  Oracle  SQLServer  Kültür ve Sanat   Müzik   Sinema   Edebiyat / Kitap   Müze   YAŞAM   SPOR   Eğitim   Otomobil   Genç  FotoGaleri  Galeri video ve Analiz  Galeri Haber  FotoGaleri Sıcak ve Yaşam haberleri  Tüm İcatlar ve keşifler  Bunları Biliyormuydunuz  Sizllerden ve Bizden Gelenler Güncel Haber  rüya tabirleri Sözlüğü  Mizah  Kuraldışı Yaşamak  Tarihte Bugün  imsakiye iftar ve sahur vakitleri  Erkek ve kadın ilişkileri  Birazda Gülelim  Alternatif Tarih  Başarı Öyküleri  Gölgelerden Aydınlığa   
Cömert Yürek
Cömert Yürek









 
Cömert Yürek


Başkalarına katkıda bulunmaktan vazgeçtiğin gün ölmeye de başlamışsın demektir.


         Kutsanmış insan, verdiklerini unutan, aldıklarını hatırlayan insandır.
                                               Elizabeth Bibesco

Birisi, senin yolunun üzerinden geçtiği  için daha mutlu mu? İşte başarı bu.

Başkalarına katkıda bulunmaktan vazgeçtiğin gün ölmeye de başlamışsın demektir. Yüreğinde vermenin hazzı  olmayan kişi en kötü kalp hastalığına sahiptir.

Hayattaki gerçek başarı  başkaları için yaptıklarınla ölçülür. Bilge kişi kendi mutluluğunun başkalarının mutluluğunu da içinde barındırdığını bilir. Yaşanmaya değen hayat, başkalarının hayatlarına katkısı olan hayattır.

 Bir dokunmanın, bir tebessümün, bir sevecen sözün, dinleyen kulağın, içten gelen bir iltifatın, ufacık bir ilginin bile bir hayatı değiştirebileceğini çoğu kez unutuyoruz ya da önemsemiyoruz.

Kendimiz için yaptığımız her şey bizimle ölüyor ama başkaları ve dünya için yaptığımız şey biz öldükten sonra da  yaşamaya devam ediyor.

Hayatındaki  dakikalar için yaptığın en iyi yatırım başkalarına verebilme gücüne sahip olduğun dakikalardır.

Çünkü bu yatırım sana o hep aranılan huzur olarak geri döner. İki elimiz var. Biri kendimize diğeri başkalarına verebilmek için.

 Başkalarına yardım etmek özünde kendimize yardım etmektir. Çünkü o daireyi tamamlar ve yine bize geri döner.

Belki küçücük bir tebessüm bile o anda o kişinin ihtiyacı olan şeydir. Hiç kimsenin kimseye yardım etmediği bir insanlık varlığını ne kadar sürdürür dersin? Böyle bir hayat olabilir mi? Olsa bile buna hayat denir mi? Herhalde cehennemin tanımı olurdu bu.

En büyük suçluluk duygusu senden yardım isteyen bir kişiye yardım edebilme gücün ve zamanın olduğu  halde etmemekten kaynaklanır.


Tabii yardım talep eden derken yardım istemeyi bir sömürü yolu olarak alışkanlık haline getirmiş, hayatın kendilerine borçlu olduğunu düşünen, balık tutmayı öğrenmek yerine hazır balık isteyenleri, kendi yaşamsal sorumluluklarını başkalarının omzuna yıkmak isteyenleri kast etmiyorum. Bu tür insanlar başkalarının kendilerine, kendilerinin kendilerine harcadıkları zamandan daha fazla zaman ayırmasını, sorunlarına çözümler bulmasını talep eder… ve talepleri bitmez.

Vermek, her isteyene, ağlayıp sızlayana, şikayet edene değil, kendileri için gerçekten bir şeyler yapmak isteyenlere yaptığın para ve zaman yatırımıdır.

Özellikle zaman konusunda çok seçici olmak zorundayız. Çünkü herkesin banka hesabına  her gün
1440 dakikalık zaman birimi yatırılıyor.

Bunu özenle kullanmak da kişinin büyük sorumluluğudur; hem kendine hem bütüne karşı. Çünkü gün bitiminde bankadaki hesap kapatılıyor.

Bu nedenle zamanın nasıl kullanıldığından sorumluyuz. Sorumsuzca kullanılan zaman başkaları tarafından yağmaya uğrar. Tıpkı milli piyango biletinden büyük ikramiyeyi kazanmış insanların etrafında karınca sürüsü gibi ortaya çıkan akrabaların ve yardım talep eden insanların toplanması gibi.  Bu nedenle çiçeğin yetişeceği toprağa tohum ekmek önemli, çorak araziye değil.

Hayatına şöyle dönüp baktığında hatırladığın şeyler, başkalarına yürekten verdiğin anlardır. Sana yürekten verilenlerin hepsini hatırlamasan bile.

Başkalarına yaptığımız yardım bu dünyadaki  ev kiramızı ödemenin yoludur. Ev kirası olarak  verdiğimiz her şey bu dünyayı başkaları için daha güzel hale getiriyor.

Sıkıntıda olan bir kişiye söylenecek destekleyici bir söz bile hayat değiştirebilir.

Tren kazaları, trenin bir milimetre raydan çıkmasıyla gerçekleşiyor. Bir milimetreye küçük diyebilir miyiz? Rotasını bir derece şaşmış uçak gideceği yerden 600 kilometre uzaklaşıyor. Bir dereceye küçük diyebilir miyiz?

Başkalarının başarmasına katkıda bulunduğumuz her şey bize de başarı olarak geri döner.

“Hayatın en acil sorusu: Başkaları için ne yapıyorsun?”
diyor Martin Luther King.

Dünyanın sana verdiğinden daha fazlasını sen dünyaya verdiğinde gerçek anlamda başarılı olursun. Daha çok şeye sahip olmanın yolu daha çok vermekten geçiyor. Yürekten vermeyi bilen için ihtiyacı olduğu anda ona uzanan el bulması doğaldır.

“Kuşlar gibi uçacak teknolojimiz var. Balıklar gibi yüzebiliyoruz. Gemilerle okyanusları aşabiliyoruz. Ama şu minicik gezegende kardeş gibi yaşamayı öğrenemedik henüz
.”
sözü de Martin Luther King’e ait.

Sahip olduklarının değerini bil. Şükran duy. Ama onları kalıcı güvence olarak görme. Sahip olduklarını senden daha talihsiz olanlarla paylaş. Yarının ne getireceğini bilemezsin ki.

Büyük şeyler yapmak herkesin harcı değil ama küçük şeyleri sevgiyle yapabiliriz.


Hayatın en büyük sırlarından biri  başkalarına yaptığımız her yardımın kendimize yapmış olduğumuz bir yardım olduğudur.
Ne ekersen onu biçersin sözü işte bu sırrın bilge sözü.

Sadece onu yukarı kaldırmak için aşağıya bakmak dışında hiç kimseye yukarıdan bakma. Günümüzün en büyük hastalığı verem, AIDS, cüzzam değil, hiç kimse tarafından istenmeme duygusudur. Hiç vermeyi bilen insanlar bu duyguyu yaşayabilir mi?

İstenmeyen insan sadece almayı bilen, dünyanın ona borçlu olduğunu sanan insandır.


Hepimiz hayatımızın bazı dönemlerinde başkalarının yardımına ihtiyaç duyarız. Gerçek zenginlik, başkalarına verebilecek bir şeylerimizin olmasıdır.

Aldığımız şeylerle hayatımızı kazanıyoruz.
Verdiğimiz şeylerle hayatımızı YAŞANMAYA değer kılıyoruz.


Alıntı:Nil GÜN


 Arkadaşınıza gönderin

   
 

  Ekleyen : BAHAR
Okunma Sayısı : 94
Eklenme Tarihi : 20 Agustos 2008, Çarşamba
SONRAKI BILGI : Java Script Olay Komutları   
Forum Linki:
HTML Link:
Direkt Link:
Mause ile tıklayın ve Ctrl + C ile kopyalayın
   

 

 
 

 
ONLINE KULLANICI : 8 | 0,09 saniye Sayfa Yüklenme
Copyright © E-hadi.NET by: Bahar YILMAZ & Alim Ömer ABUL, 2006.
Hosting Hizmetleri       Webmaster Pagerank