ANASAYFA | OYUNLAR | YEMEK TARIFLERI | Magazin Haberleri | FIKRALAR | BIYOGRAFILER | HIKAYELER | FORUM

ARA :    |   Faydalı Bilgiler  Makale EKLE

Sıralama :  A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z -

 
Genel  Bilgisayar  Sağlık  Bilim  Dini Bilgiler  Msn Messenger Yardim  Windows Live Messenger Yardım  Kişisel Gelişim  Google  PHP  ASP  Web Tasarım  HTML  Photoshop  CSS  Java Script  Java - JDBC   XML  Corel Draw  MYSQL  Webmaster  Internet  Güvenlik  Bilgisayar ve Donanım Dersleri  Arama Motorları (SEO)  PHP-NUKE  Joomla  Oracle  SQLServer  Kültür ve Sanat   Müzik   Sinema   Edebiyat / Kitap   Müze   YAŞAM   SPOR   Eğitim   Otomobil   Genç  FotoGaleri  Galeri video ve Analiz  Galeri Haber  FotoGaleri Sıcak ve Yaşam haberleri  Tüm İcatlar ve keşifler  Bunları Biliyormuydunuz  Sizllerden ve Bizden Gelenler Güncel Haber  rüya tabirleri Sözlüğü  Mizah  Kuraldışı Yaşamak  Tarihte Bugün  imsakiye iftar ve sahur vakitleri  Erkek ve kadın ilişkileri  Birazda Gülelim  Alternatif Tarih  Başarı Öyküleri  Gölgelerden Aydınlığa   
Şiirin uç beyi ni kaybettik
Şiirin uç beyi ni kaybettik


‘Şiirin uç beyi’ni kaybettik

KÜLTÜR SANAT SERVİSİ

Behçet Necatigil’in ‘şiirin uç beyi’ olarak nitelediği Türk şiirinin usta kalemlerinden İlhan Berk, Bodrum’da yaşamını yitirdi. 90 yaşında vefat eden Berk’in cenazesi yarın toprağa verilecek

Uzun süredir kanser tedavisi gören Türk şiirinin büyük ustalarından İlhan Berk, dün Bodrum Devlet Hastanesi’nde hayata veda etti. Berk’in cenazesi 30 Ağustos cumartesi günü Bodrum Merkez’de Adliye Camii’nde kılınacak öğle namazının ardından Türbe Mezarlığı’nda eşi Edibe Berk’in yanına defnedilecek.
Olağanüstü üretken şiir serüveni boyunca, Orhan Koçak’ın dediği gibi “Türk şiirinin en sık yatak değiştiren şairi” olan ve pek çok farklı tarzda eserler veren Berk, 2008 yılında PEN Türkiye Merkezi tarafından Nobel Edebiyat Ödülü’ne aday gösterilen üç isimden biriydi. Şair, ayrıca çevirmenliği ve ressamlığıyla da tanınıyordu.
İlhan Berk, 1918’de Manisa’da doğdu. Balıkesir Necatibey Öğretmen Okulu’ndan mezun olan Berk, Espiye’de iki yıl ilkokul öğretmenliği yaptı.
Bu dönemde kaleme almaya başladığı ilk şiirleri Manisa Halkevi’nin yayını Uyanış’ta, ardından Varlık ve Çığır gibi dergilerde yayımlandı. Berk, ilk kez 1935 yılında “Güneşi Yakanların Selamı” adıyla kitaplaştırdığı şiirlerinde önemli ölçüde Nazım Hikmet etkisi altındaydı.
Şair, 1945’te Gazi Eğitim Enstitüsü’nün Fransızca Bölümü’nü bitirdi. 1945-1955 yılları arasında Zonguldak, Samsun, Kırşehir’de ortaokul ve liselerde Fransızca öğretmenliği yapan Berk, 1956’da Ankara’da T.C. Ziraat Bankası’nın Yayın Bürosu’nda çevirmenliğe başladı.  

Adı İlhan Berk olan şiir
Berk, uzun şiir serüveninde, 1940’lara doğru Yeni Edebiyat anlayışı içinde yer aldı; Ses, Yığın, Yeryüzü, Kaynak gibi dergilerde yazdı. 1947’de yayımlanan ikinci kitabı “İstanbul,” Appollinaire ve Whitman etkileri hissedilen modernist bir eserdi. Toplumcu gerçekçi yönünün ağır bastığı bu dönemde “Günaydın Yeryüzü” (1952), “Türkiye Şarkısı” (1953) ve “Köroğlu” (1955) adlı kitaplarını yayımladı.
1953’te Yenilik dergisinde çıkan “Saint-Antoine’ın Güvercinleri”yle, İlhan Berk şiirinde yeni bir dönem açıldı: Bu eseri, ileride İkinci Yeni adını alacak şiir akımının habercilerinden oldu. İlhan Berk, özellikle “Galile Denizi” (1958) kitabından itibaren, bu akımın öncüsü ve güçlü bir savunucusu olarak anılmaya başladı:
Ziraat Bankası’nın Yayın Bürosu’ndaki görevinden 1969’da emekli olan Berk, Bodrum’a yerleşip kendini tamamen edebiyat çalışmalarına verdi: Şair Lale Müldür’e göre, Halikarnas Balıkçısı’ndan sonra Bodrum’u Bodrum yapan kişiydi.
“Kül” adlı kitabıyla 1979’da Türk Dil Kurumu Ödülü’nü kazanan şair, kendisi için o ünlü “şiirin uç beyi” benzetmesini yapan Behçet Necatigil’in adını taşıyan ödülü ise 1980’de “İstanbul Kitabı” adlı eseriyle aldı. Bu ödülleri, 1983’te “Deniz Eskisi” adlı kitabıyla Yedi Tepe Şiir Armağanı, 1988’de de “Güzel Irmak” adlı kitabıyla Sedat Simavi Edebiyat Ödülü izledi. 
“İstanbul” ile öne çıkan kent temasının devamı, ‘metin yazı’ olarak nitelediği özgün kitapları “Galata” ve “Pera” ile geldi. Mehmet Fuat’ın deyişiyle “Berk dokunduğu her şeyi şiire dönüştürür”dü. 30’a yakın şiir kitabına ulaşan bu zenginlik, yurtdışına da sirayet etti. Berk’in yapıtları İspanyolca, Fransızca ve İngilizceye çevrildi.   Kendini şiirle sınırlamayan Berk, otobiyografiden günce ve denemeye kadar edebiyatın pek çok alanında ürünler verdi.

Gül’den mesaj
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, İlhan Berk’in vefatından duyduğu üzüntüyü belirterek, Türk şiirine büyük emek veren, eserleriyle seçkin ödüller alan ve milletin beğenisini kazanan usta şair Berk’in, Türk edebiyatının yükselmesinde öncü rol üstlendiğini kaydetti.
TBMM Başkanı Köksal Toptan da mesajında,  “Şair İlhan Berk’in Bodrum’da tedavi gördüğü hastanede hayatını  kaybetmesinden büyük üzüntü duydum.  Şaire Allah’tan rahmet, yakınlarına, edebiyat camiasına ve tüm  sevenlerine başsağlığı diliyorum” dedi.

‘Mutlu olduğum bir tek şey var; resim yapmak’
İlhan Berk Türk resminde de hatırı sayılır bir yere sahipti. Başlarda şiirlerini ve kitaplarını resimlemekle sınırlı olan bu uğraşı gittikçe ilerledi; kadın temalı çizimleri ve yağlıboya çalışmaları, siyah zemin üzerine çizdiği beyaz erotik desenleri ve İstanbul haritalarıyla, pek çok kişisel sergi açtı.
İlk sergisini 1976’da Galeri Baraz’da açan Berk, art arda dört sergiye daha imza attı. Bunları, uzunca bir aradan sonra 1994’te Milli Reasürans Galerisi, 2000’de Yapı Kredi Sermet Çifter Kütüphanesi ve 2006’da AKM’de düzenlenen sergiler izledi. 

‘Yazmak benim için mutsuzluk’
Berk resim tutkusunu şöyle özetliyordu:
“Yazmak benim için büyük bir mutsuzluktur (...); yeryüzünü cehennem eden bu yazmak eyleminden kurtulduğum, mutlu olduğum bir tek şey var; resim yapmak.”
Resim için “aşkın ve yaşamın ta kendisi” diyen, kendine “sapkın nakkaş” lakabını uygun gören şairin resimleri için Abidin Dino “Zaten varolanı çizmeye kalkışmıyor İlhan Berk, ‘Şimdiye dek neden yoktu’ dedirtecek bir gerçek katına erişmek istiyor” tanımını yapmıştı.

Ben Senin Krallığın
Ülkene Yetiştim
Ben senin krallığın ülkene yetiştim
Kaldım gölge tanımayan güzelliğinle.
Her sabah büyüten denizimizi böyle
Gülüşlerindi o ülkede bilmez miyim.

Sen o çıktığım sularsın, zencim benim
Denize bakan evler gibiyim seninle.
Dur, geliyorum ellerin ne güzel öyle
Beni şey et gülüşlerini bekleyeyim.

Sen gittiğin o ülkesin varılmıyorsun
Vurmuş sonrasız nasıl en güzel sulara
Güzelliğin balıkları gibi İstanbul’un.

Şimdi her yerde ne güzeldiniz o kalmış
Yankımış denizlere öbür kadınlara
Dünyada sizinle İstanbul olmak varmış.

Başlıca Yapıtları:
Şiir: Bütün yapıtları üç ciltte toplanmıştır.
 Eşik (1947- 1975): İstanbul (1947), Günaydın Yeryüzü (1952), Türkiye Şarkısı (1953), Köroğlu (1995), Galile Denizi (1958), Çivi Yazısı (1960), Otağ (1961), Mısırkalyoniğne (1962), Âşıkane (1968): Şenlikname (1972), Taşbaskısı (1975); Aşk Tahtı (1976-1982): Atlas (1976), Kül (1978) Deniz Eskisi/Şiirin Gizli Tarihi (1982); Akşama Doğru (1984 - 1996): Delta ve Çocuk (1984), Güzel Irmak (1998), Dün Dağlarda Dolaştım Evde Yoktum (1993), Avluya Düşen Gölge(1996). Kuşların Doğum Gününde Olacağım (2005), Ev (1997), Çok Yaşasın Sayılar (1998), Şeyler Kitabı (2002)
Deneme / Günlük / Otobiyografi: Uzun Bir Adam (1982,2005), Şifalı Otlar Kitabı (1982, 2004), El Yazılarına Vuruyor Güneş (1983, genişletilmiş baskı 1992), Şairin Toprağı (1992), İnferno (1994, genişletilmiş baskı 2004), Kanatlı At (1994), Logos (1996), Poetika (1997), Kült Kitap (1998).


 Arkadaşınıza gönderin

   
 

  Ekleyen : Alim Ömer ABUL
Okunma Sayısı : 32
Eklenme Tarihi : 29 Agustos 2008, Cuma
SONRAKI BILGI : Sıkılmaya vakit bulamayacaksınız   
Forum Linki:
HTML Link:
Direkt Link:
Mause ile tıklayın ve Ctrl + C ile kopyalayın
   

 

 
 

 
ONLINE KULLANICI : 37 | 0,13 saniye Sayfa Yüklenme
Copyright © E-hadi.NET by: Bahar YILMAZ & Alim Ömer ABUL, 2006.
Hosting Hizmetleri       Webmaster Pagerank