 |
|
 |
|
İşte Madonna nın sizi şaşırtacak olan hayatı
Madonna 50 yaşında
16 Ağustos 1958’de Bay City, Michigan’da dünyaya geldi.
Kökenleri İtalya’nın Pacentro kenti olan İtalyan asıllı Amerikalı babası Silvio "Tony" Ciccone ve Fransız asıllı Kanadalı annesi Madonna Louise Fortin’in 6 çocuğundan üçüncüsüydü. Katolik olan ailesiyle birlikte Pontiac ve Avon Township’in Detroit banliyölerinde yaşıyordu.
İşte Madonna`nın sizi şaşırtacak olan hayatı......
16 Ağustos 1958’de Bay City, Michigan’da dünyaya geldi. Kökenleri İtalya’nın Pacentro kenti olan İtalyan asıllı Amerikalı babası Silvio "Tony" Ciccone ve Fransız asıllı Kanadalı annesi Madonna Louise Fortin’in 6 çocuğundan üçüncüsüydü. Katolik olan ailesiyle birlikte Pontiac ve Avon Township’in Detroit banliyölerinde yaşıyordu. 1 Aralık 1963’te annesini göğüs kanserinden kaybetti.
ZOR BİR SÜREÇ ONU BEKLİYORDU Madonna hayatının en trajik olayını henüz beş yaşındayken yaşadığı için oldukça zor bir süreç onu bekliyordu. Babası bir süre sonra kahyalık yapan Joan Gustafson’la evlendi. Çiftin 2 çocuğunun dünyaya gelmesiyle Ciccone ailesi daha da büyüdü. Çocukluğunda baleye büyük ilgi duyan Madonna, babasından kurslara gitmek için izin aldığında, aslında dolaylı olarak show dünyasına ilk adımını atmış oldu. Bale öğretmeni Christopher Flynn’in, gay diskolarına gittiğini açıklaması yüzünden oldukça üzülen Madonna, Rochester Adams High School’a kaydoldu. A’dan aşağı notu olmayan ve okulun en başarılı öğrencilerinden biri olan Madonna, aynı zamanda amigo ekibindeydi. Dans bursu almaya hak kazandığı University of Michigan’da Damian Zikakis’le tanıştı ve aşık oldu.
HAYATININ İLK SKANDALI Okulunu 1978’te bırakmaya karar vermesindeki tek nedeni New York’a gidip dans kariyeri yapmaktı. New York deneyimi için daha sonraları kendisiyle yapılan röportajda şunları söyleyecekti: “New York’a geldiğimde uçağa ilk kez biniyordum, taksilere de. Her şeyin ilkini bu şehirde yaşadım. Cebimde sadece 35 dolar vardı ve New York’a gelmek hayatımda yaptığım en cesurca şeydi.”
ÇIPLAK POZLAR VEREREK AYAKTA KALMAYA ÇALIŞTI Amerika’nın en büyük şehirlerinden birinde yalnız ve parasız olan Madonna, uzun bir süre düşük ücretli işlerde çalışarak ayakta kalmaya çalıştı. O dönemde yaptığı işlerden biri de çıplak pozlar verdiği modellikti. Ülkenin en iyi dansçı ve koreograflarından Martha Graham ve Pearl Lang’le çalışma fırsatı bulduktan sonra aralarında Alvin Ailey, Walter Nicks’in ekipleri de olan dans şirketlerinde performans gösterdi

İLK TURNESİNE 16 YAŞINDA ÇIKTI 1979’da Fransız dansçı Patrick Hernandez’in ekibinde dünya turnesine çıkan Madonna müzisyen Dan Gilroy’la tanıştı. Gilroy, Madonna’nın daha sonraları ilk şarkıcılık tecrübesini yapacağı rock grubu Breakfast Club’le yolunun kesişmesine neden oldu. Grubun vokali olan Madonna aynı zamanda bateri de çalıyordu.
1980’de erkek arkadaşı Stephen Bray’in de yer aldığı ikinci grubu Emmy’de söylemeye başladı. Bray’le dans şarkıları yazıp bestelediler ve ikili performanslarıyla New York diskolarında boy gösterdi. Müzik dünyasındaki bu ilk önemli deneyimler DJ ve prodüktör Mark Kamins’in de ilgisini çekti. Madonna’nin bir demosunu dinleyen Kamins, duyduğu sesten çok etkilenince, demoyu Seymour Stein’in kuruculuğunu yaptı Sire Records’a ulaştırdı.

İLK SİNGLE`INI 19 YAŞINDA YAPTI Madonna, 1982 yılında, yaptığı her single için 5 bin dolar almak üzere, resmi olarak Sire Records’la anlaştı. Yayınlanan ilk single’ı “Everybody” Billboard Hot Dance/Club Chart’ta üst sıralara yerleşirken, Billboard Hot 100 için beklenen sonucu getirmedi. Amerika’nın en çok dinlenen R&B radyolarında plağı dönmeye başlayan Madonna o dönem zenci zannediliyordu. Sesinin R&B’ye yakın olması ve ekranlarda hiç görünmediği için dinleyicide oluşan bu ilk olumlu izlenimin etkileri de uzun sürdü.
İLK ALBÜMÜ`NÜN ADI MADONNA OLDU 1983’te yayınlanan "Burning Up" ve "Physical Attraction”dan oluşan ikinci single çalışması, şarkıcının dans listelerinde büyük başarı kazanmasını sağladı ve Sire Records’ı bir albüm yapmak için harekete geçirdi. İlk albüm kendi adını taşıyordu: Madonna.

80`Lİ YILLARDA STİL İKONU OLDU Başlangıçta prodüksiyonu için Reggie Lucas’la anlaşılan, fakat Madonna’nın Lucas’la yaşadığı sorunlar yüzünden aranjörlüğünü erkek arkadaşı John "Jellybean" Benitez’e yaptırdığı albüm, Amerika’da büyük ses getirecekti. En iyi albümler listesinde 8 numaraya kadar çıkan, "Holiday," "Borderline," ve "Lucky Star" single’ları yılın en sevilen çalışmaları arasında yer alan albüm, tüm dünyada 3 milyondan fazla sattı. 80’lerin bu ilk yarısında gelen büyük başarı, Madonna’nın bir stil ikonu olarak da genç kızların büyük ilgisini çekmesine neden oldu. Kendi tarzındaki giysileri ve aksesuarları o dönem oldukça popülerdi. Boncuklu kolyeler, siyah kol bantları, haç figürlü mücevherler New York’ta açılan “Madonna Clothing Store”’da yok satıyordu.

"LİKE A VİRGİN" İLE KENDİNİ DÜNYAYA TANITTI 1984’te “Madonna” albümünü takip eden ikinci albüm çalışması “Like A Virgin”, uluslararası bir başarının kapılarını açtı. Albümle aynı adı taşıyan ilk single “Like A Virgin”, Billboard Hot 100 Singles listesinde 6 hafta süreyle bir numarada kaldı. O tarihte, ülkenin başarılı şarkıcılarının Afrika’daki açlara yardım amacıyla bir araya gelerek seslendirdikleri “We Are The World” , Billboard listelerinin bir numarasıydı ve ikinci sırada Madonna’nın bir diğer 45’liği "Material Girl" yer alıyordu. USA For Africa`s’ta We Are The World’ü de söyleyen Madonna için bu çifte başarı anlamına geliyordu. Albümün çıkış tarihinin hemen ardından gelen 20 milyonluk satışı, sonraları tüm dünyada 17 milyon kopyanın daha satmasıyla 37 milyon olacaktı

Marilyn Monroe`nun “Diamonds are Girls Best Friend”`deki performansına adanan Material Girl’ün listelerdeki büyük başarısından sonra Beastie Boys’la dünya turnesine çıkan şarkıcının, albümden çıkan üçüncü 45’liği “Crazy For You” bir numaraya yerleşen ikinci single’ı oldu

İLK FİLMİ "DESPERATELY SEEKING SUSAN"DA ROL ALDI 1985’te “A Certain Sacrifice” ve “Vision Quest” filmlerinde aldığı rollerle beyazperdede de görünmeye başlayan Madonna, aynı yıl başrollerini Rosanna Arquette ve Aidan Queen’le paylaşacağı ilk önemli filmi Desperately Seeking Susan’da rol aldı.
ÇIPLAK POZLARINDAN SONRA SONU GELMEZ TARTIŞMALAR DA BAŞLADI 70’lerin sonunda verdiği siyah beyaz çıplak pozlarının Penthouse ve Playboy dergilerince yayınlanmasından sonra, hakkındaki sonu gelmeyen tartışmalar başladı.
İLK EVLİLİĞİNİ SEAN PENN`LE YAPTI Aynı yıl ilk görüşte aşık olduğu aktör Sean Penn’le yaşgünü olan 16 Ağustos’ta evlendi. Arkalarında bir medya ordusuyla gezen Penn çifti Amerika’nın gözdesiydi. İkilinin 1986’da birlikte rol aldıkları “Shangai Suprise" filmi, box-office’te beklenen başarıyı getirmedi.
"TRUE BLUE" ALBÜMÜ 21 MİLYONDAN FAZLA SATTI 1986 yılı Madonna’nın müzikal kariyerini çok daha iyi bir noktaya taşıyacak prodüktör Patrick Leonard ‘la tanıştığı yıldı. Birlikte hazırladıkları üçüncü debut albümü “True Blue”, diğer albümlerine göre daha olgun bir içeriğe ve müzikaliteye sahipti ve dünya çapında 21 milyondan fazla sattı. Daha sonraları yayınlayacağı “The Immaculate Collection”`dan sonra en fazla satan Madonna albümü “True Blue” olacaktı. Albümden sırasıyla Live To Tell, Papa Don`t Preach, Open Your Heart, True Blue ve La isla Bonita gibi hitler çıktı ve ilk 3 45’lik Amerika listelerinde bir numara oldu

İLK TURNESİNDE JAPONYA`YA GİTTİ 1987’de vizyondaki bir diğer başarısızlığı getiren “Who`s That Girl” filminde rol aldı. Filmin soundtrackinde aynı isimle yer alan single, listelerde bir numaraya yerleşti ve albümde yer alan diğer 4 Madonna şarkısı da hatrı sayılır bir ilgiyle karşılandı. Bu yüzden dünya çapında gerçekleştirdiği ilk turnesi “Who`s that girl Tour” adıyla Japonya`da başladı. Milyonlarca kişiye seslenen Madonna turneden kazandıklarının bir bölümünü Aids’le mücadele eden AMFAR’a bağışladı. Whos That Girl Tour’dan sonra Japonya’da Madonna pulları postaya verildi.
1989`DA İLK EVLİLİĞİNİ NOKTALADI Yılın sonlarına doğru, Sean Pean ile Madonna`nın evliliklerinin çatırdamak üzere olduğu haberleri yayınlanmaya başladı. İlişkilerinde sorun yaşayan Penn çifti, bir evlilik danışmanından yardım almalarına rağmen evliliklerini 1989’da noktaladılar. Bu dönemde Madonna ile John Kennedy Jr. arasında duygusal bir ilişki yaşandığı da kulaktan kulağa yayılmaya başlamıştı.

Aynı yıl Madonna diskografisinde oldukça önemli olacak yeni albümü “Like A Prayer”ı yayınladı. Albümle aynı adı taşıyan ilk single’ın videosu ekranlara gelmeye başladığında, etkisi tüm düm dünyada ama özellikle koyu Katolikler arasında büyük olacak yeni bir tartışma başlamış oldu.
Like A Prayer’ın videosunda, Madonna yanan haçların önünde dansediyor ve zenci bir İsa ile öpüşüyordu. Katolik Kilisesi’nin ayaklanması sonucu Madonna aforoz edildi ve Papa II. Jean-Paul onu kınayan bir mektup yazdı. Şarkının yarattığı skandal bir yana, albüm dinleyiciler tarafından çok sevildi ve eleştirmenlerden de tam puan aldı.

Madonna`nın popülaritesi Pepsi`yi de heyecanlandırdı ve firma yeni reklam filmi için şarkıcıyla 5.000.000 $`lık bir anlaşma imzaladı. Ancak `Like a Prayer` skandalından önce çekilen reklam filminin yayını tartışmalardan sonra durduruldu. Like a Prayer’dan sonra albümden çıkan ikinci 45’lik Express Yourself için çekilen video, 800.000 $’lık bütçesiyle o dönemde çekilen en pahalı müzik videosu olma özelliğini taşıyordu.
1990 yılında, daha önce rol aldığı filmlerde oyunculuğu iyi bulunmasa da Warren Beatty ile başrollerini paylaştığı Dick Tracy ile yeniden kamera önüne geçti. İkilinin filmdeki aşkları gerçeğe dönüştü ve Sean Penn`den sonra Madonna’yı magazin basınının baş sayfalarına taşıyan ikinci büyük aşkı başlamış oldu. Beatty ‘den sonra "Cherish" ve "Justify My Love"’ın kliplerinde de oynayan genç model ve porno yıldızı Tony Ward ile çıkmaya başladı.

Yeni albümü ve Dick Tracy’de söylediği şarkılara da yer verdiği “I`m Breathless”albümü aynı dönemde piyasaya sürüldü. Madonna`nın diğer albümlerinden farklı olarak 30`lu ve 40`lı yılların jazz soundunu taşıyan I`m Breathless’ten çıkan ilk single `Vogue` atlantiğin her iki yakasında da bir numara oldu. Vogue, Madonna’nın idollerinden bahsettiği sözlere sahipti: Greta Garbo, Marilyn Monroe, Marlene Dietrich, Bette Davis ve Grace Kelly. Filmin öne çıkan şarkısı Sooner or Later` ise aynı yıl Oscar adayı oldu ve bestecisi Stephen Sondheim`e Orjinal Şarkı kategorisinde Oscar kazandırmayı başardı.

1991 yılında "Truth and Dare" adlı bir belgeselde oynadıktan sonra tüm dünyada büyük yankı uyandıran ve Naomi Campbell’le birlikte birçok ünlünün de fotoğraflarıyla yer aldığı "Sex" adlı kitabı yayınladı. Fransız Katolikler Steven Meisel’in çektiği fotoğrafların gençliği pornografiye teşvik ettiği gerekçesiyle Madonna’ya ve yayıncısına dava açtılar. `Sex`in toplatılması için açılan dava düşerken, kitabın satış rakamları hızla artmaya devam ediyordu. `Sex` , New York Times ve Washington Post listelerinde best seller olmuştu.

Aynı yıl A League of Their Own filmi için yaptığı "This Used to Be My Playground" Amerika listelerinde bir numara olan onuncu hiti oldu. 1992’de Shep Pettibone ile birlikte yaptığı "Erotica" albümü, albümle aynı adı taşıyan şarkısı yüzünden porno albümü şeklinde nitelendirildi. Çok tartışılan Erotica, cüretkar videosu yüzünden MTV’de sadece 3 kere yayınlanabildi. Bu kısıtlamalara rağmen single, US Hot 100 Airplay chart listesinde tüm zamanların en uzun süre 2 numarada kalan şarkısı olarak büyük başarı kazandı.

Aynı yıl Sex kitabında da yer alan ve 8 ay aşk yaşadığı Vanilla Ice’la birlikteydi. Sonrasında bodyguard’ı James Albright’la olan birlikteliği uzun süre konuşuldu. William Dafoe ile birlikte rol aldığı erotik gerilim tarzındaki Body of Evidence` filmi 1993’te gösterime girdi ancak müzik kariyerindeki başarıyla ters orantılı biçimde düşüş gösteren aktrisliğiyle Madonna’nın yeni filmi de fiyasko oldu. Film ayrıca "Basic Insticts"in(Temel İçgüdü) ucuz bir taklidi olarak değerlendirildi.






































|
 |
 |
|
 |
|
|