ANASAYFA | OYUNLAR | YEMEK TARIFLERI | Magazin Haberleri | FIKRALAR | BIYOGRAFILER | HIKAYELER | FORUM

BIYOGRAFI ARA :    |   Biyografiler  Biyografi Ekle Biyografi Ekle

Sıralama :  A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z -


James Brown Hayatı, James Brown biyografisi
James Brown





"Soul müziğin babası" James Brown, 3 Mayıs 1933`te Amerika Birleşik Devletleri`nin Güney Carolina bölgesinde dünyaya geldi. Henüz 4 yaşındayken anne ve babasının ayrılığına tanık olan ve yoksulluk içinde geçen çocukluk yıllarının ardından 16 yaşında hırsızlık yaptığı gerekçesiyle hapse atılan Brown için asıl hayat 4 yıl sonra, cezasını tamamlayıp Bobby Byrd tarafından kurulan Gospel Starlighters dörtlüsüne katılmasıyla başladı. Kısa süre içinde tarzını R&B`ye çeviren grup, adını Famous Flames olarak değiştirdi. Brown, yeni topluluğun merkezindeydi.

Takvimler 1 Kasım 1955`i gösterdiğinde Famous Flames, ilk albümü "Please Please Please"i beğeniye sundu. Birkaç ay sonra yapımcı ve yetenek avcısı Ralph Bass, King/Federal Şirketi adına James Brown`a sözleşme teklif etti. Brown, grubuyla birlikte "Please Please Please"i King/Federal Stüdyoları`nda yeniden düzenledi ve albüm, yeni etiketiyle büyük başarı yakalayarak R&B listelerinde 5. sıraya kadar yükseldi.

James Brown`un ilk listebaşı şarkısı olan "Try Me", 1 Ekim 1958`de müzikseverlere sunuldu. Yılın en çok satılan R&B teklisi olmayı başaran çalışma, Brown için başarılarla dolu bir kariyerin kapısını aralamış oluyordu.

Brown`un müziği, giderek kendine özgü bir hal alıyor ve farklılaşıyordu. Doğaçlamaya daha çok yer vermeye ve ritm ağırlıklı eserler yaratmaya başladı. Bunlardan biri, 1961`de R&B müzik listelerinin 5. sırasına kadar yükselmeyi başaran "Night Train" olmuştu. Yüksek tempolu enstrümantal bir eser olan "Night Train", bugün akıllarda yer eden "James Brown Tarzı"nın ilk belirgin örneği şeklinde nitelendirilebilir.

1964`te çıkardığı "Out of Sight" ile başarısını pekiştiren Brown, kariyerinin en parlak yıllarını 60`ların ortalarında yaşadı. 65`te "Papa`s Got a Brand New Bag" ve klasikleşen eseri "I Got You" ("I Feel Good") ile R&B listelerinde zirveyi kimseye kaptırmadı. İki çalışma, popüler müzik listelerinde de ilk 10 sırada yer bulma başarısını gösterdi.

Ardından "Ski Party" adlı filmde ve Rolling Stones`un önünde sahne aldığı konserin filmi olan "The T.A.M.I. Show"`da boy gösterdi. Brown, konser repertuarında ve kayıtlarında yenilikçi ritmik kompozisyonlarını "It`s a Man`s Man`s Man`s World" gibi baladlarla, hatta Broadway gösteri tınılarıyla birleştirerek seslendirdi.

60`ların dans müziğini şekillendiren ve `funk` deyimini müzik dünyasına tanıtan James Brown, 1967`de "Cold Sweat"i kaydetti. Birçok müzik eleştirmeni, bu parçayı gerçek funk tarzının ilk kaydı olarak nitelendiriyordu.

James Brown, caz geleneğinden gelen müzisyen ve aranjörleri yanında çalıştırmaya başladı. Grup lideri ve şarkı yazarı olarak ünlenen Brown, R&B tarzının sadeliğiyle ritmik karmaşayı ve cazın mutlak doğrularını sentezleyerek kendine özel bir stil yaratmayı başarıyordu. Trompetçi Lewis Hamlin ile saksafoncu ve klavyeci Alfred "Pee Wee" Ellis`in renk kattığı topluluk, gitarist Jimmy Nolen`ın sade gitar vuruşları ve Maceo Parker`ın öne çıkan saksafon sololarıyla, tarihe geçecek, güçlü bir müzikal yapının temelini atıyordu. Grubun diğer üyeleri arasında şarkıcı Bobby Byrd, davulcular John "Jabo" Starks, Clyde Stubblefield, Maceo`nun erkek kardeşi Melvin Parker, saksafoncu St. Clair Pinckney, tromboncu Fred Wesley ve gitarist Alphonso "Country" Kellum ile basçı Bernard Odum da bulunuyordu.

60`lı yılların sonlarına gelindiğinde Brown, kendi funk tarzını bir adım daha ileriye götürerek "I Got The Feelin`", "Licking Stick-Licking Stick" ve "Funky Drummer"ı kaydetti. Bu dönemde Brown`un şarkı söyleme stili, ne şarkı söyleme gibiydi, ne de konuşma... Her ikisinden de bir şeyler barındırıyordu. Enstrümantal düzenlemelerle desteklediği bu özgün vokali, rap müziğin ve sonrasında hip hop`un esin kaynaklarından birini oluşturdu.

James Brown etkilerinin üzerinde en net hissedildiği müzisyenler arasında Sly, Family Stone, Charles Wright ve The Watts 103rd Street Rhythm Band, Brooker T. ve The M.G.`s bulunuyordu. Soul icracılarından Edwin Starr, Temptations David Ruffin ve Dennis Edwards da ondan etkilenenler arasındaydı. Hatta bu etkilenim, efsaneleşen popçu Michael Jackson`a kadar ulaştı. Jackson, James Brown`un vokalini ve danslarını pop zeminine oturtarak kendi tarzını şekillendirmişti.

James Brown`un geçen 10 yılda birlikte çalıştığı müzisyenler, 70`li yılların başında farklı çalışmalar yapmak üzere gruptan ayrıldı. Brown ve Bobby Byrd, geleceğin funk ustalarından basçı Bootsy Collins ile gitarist kardeşi Phelps "Catfish" Collins`i ve tromboncu / müzik yönetmeni Fred Wesley`i bir araya getirerek yeni bir grup kurdular. Grubun adı "The JB`s" olarak duyuruldu ve topluluk, ilk çıkışını, Brown`un 1970`te sunulan teklisi "Get Up I Feel Like Being a Sex Machine" ile yaptı. Kadrosunda çeşitli değişikliklere gidilse de The JB`s`in kalanı, Brown`un en etkili arka grubu oldu.

James Brown, yükselen bir müzik imparatorluğunun sahibiydi. 60`ların sonunda radyo istasyonları satın almıştı. Bu istasyonlardan biri de, çocukluğunda önünde ayakkabı boyadığı Augusta`nın WRDW Radyosu`ydu.

1971`de Polydor Kayıt Şirketi ile çalışmaya başladı. Bu şirketten çıkardığı ilk parça, R&B listelerinde zirvede yer alan "Hot Pants" ("She Got To Use What She Got To Get What She Wants") oldu. Bu dönemde aralarında Miles Davis`in de bulunduğu başarılı caz müzisyenleri, James Brown`u, tarzlarının en büyük ilham kaynağı olarak gösteriyorlardı.

70`li yılların ortalarında James Brown`un "yıldız" kimliği ağır ağır silinmeye başladı. Bootsy Collins gibi önemli müzisyenler onun yanından ayrılarak kendi gruplarını kurma yoluna gittiler. Brown, bu sırada kendini gösteren disko kültürüne kayıtsız kalmadı ve "Get Up Offa That Thing" ve "Bodyheat" ile disko ritmlerine göz kırptı. Sonrasında gelen 1977 tarihli "Mutha`s Nature" ve 78`de çıkan "Jam 1980`s", müzik listelerinde yer bulamadı. Bir yıl sonra gelen "The Original Disco Man" adlı çalışma ise, Brown`un kariyerinde yeni bir hareketliliğin müjdecisi oldu. İçerdiği "It`s Too Funky In Here" adlı şarkı, R&B listesinde yine zirvede yer aldı.

James Brown, 80`lerde ikinci baharını yaşamaya başladı. "The Blues Brothers", "Doctor Detroit" ve "Rocky IV" filmlerinde boy gösterdi, 1988`de bir "Miami Vice" bölümünde misafir yıldız olarak yer buldu. Bu arada "Gravity"yi beğeniye sundu ve 1985 çıkışlı teklisi Living In America" ile yeniden müzik dünyasının gündemine oturdu. Modern hiphop tarzına ve R&B`ye yön veren Brown, hiphop icracısı Afrika Bambaataa ile "Unity" teklisinde bir araya geldi. Full Force grubuyla kaydettiği 1988 tarihli "Static", R&B listelerinde 5. sıraya kadar yükseldi.

1969`da çıkardığı "Give It Up or Turnit A Loose"un bir nevi dans versiyonu olan yeni düzenlemesi, hiphop dans partilerinde öylesine ünlü oldu ki, 80`li yılların başında hiphop`un yaratıcılarından Kurtis Blow, şarkıyı "Hiphop`un Ulusal Marşı" olarak tanımladı.

Yaşadığı ikinci yükseliş dönemi ve halkın yoğun ilgisine rağmen Brown kendini çeşitli nedenlerle geri çekmek zorunda kaldı. 1988`de aşırı süratli araç kullandığı için tutuklandı, yolda yürüyen yayaları silahıyla tehdit ettiği için hapse atıldı. Uyuşturucu kullandığı da ortaya çıkan ünlü müzisyen, 1991 yılında tüm bu karanlık gelişmelerden bir ölçüde sıyrılıp "Love Overdue" adlı yeni albümünü ve "Move On" adlı yeni teklisini beğeniye sundu.

Brown, 1990 ve 2000`li yıllarda birçok kez uyuşturucu kullanımı ve halk arasında sergilediği uygunsuz davranışları nedeniyle tutuklandı. Buna rağmen şarkı kaydetmeye, albüm çıkarmaya, televizyon gösterilerinde ve filmlerinde boy göstermeye devam etti. 91`de "Star Time" adlı toplama CD setini çıkardı. Sette neredeyse tüm eski çalışmaları yeniden düzenlenmiş, yeni şarkılar eklenmiş ve bilirkişiler Brown`un müziği ile ilgili yorumlarını dile getirmişlerdi.

1993`te "Universal James" adlı yeni albümünü çıkardı. Ardından "Can`t Get Any Harder", "How Long" ve "Georgia-Lina" teklileri geldi. 1995`te canlı performans albümü "Live At The Apollo 1995" raflardaki yerini aldı. Albümde ek olarak yeni bir stüdyo kaydı olan "Respect Me" de sunulmuştu. Brown, sonraki yeni stüdyo albümünü 1998`de çıkardı. "Funk On Ah Roll" teklisini içeren albüm, anlamlı bir isme sahipti; "I`m Back" ("Geri Döndüm").

James Brown zaten hiçbir zaman terkedip gitmemişti müzik dünyasını. Şaşırtıcı üretkenliği, özgünlüğü ve yenilikçiliğiyle yaşamının son gününe kadar yaratmaya devam etti. 2002`de "The Next Step" albümü geldi.

2005 yazında İngiltere`nin ünlü sohbet programlarından Jonathan Ross ile Cuma Gecesi`ne katılan ve İngiliz pop müzik yıldızı Joss Stone ile düet yapan James Brown, 6 Temmuz 2005`te, bir sosyal sorumluluk kampanyası olan Live 8 konserlerinde de bir başka düet performansıyla boy gösterdi. Unutulmaz "Papa`s Got A Brand New Bag" şarkısını, genç popçu Will Young ile birlikte seslendirirken izleyenlerden büyük alkış almıştı. Brown, Annie Lennox`a da bir düet sözü verdi. Lennox`un 2007 yılında çıkacak olan "Venus" albümündeki "Vengeance" şarkısında Brown`un sesi de müzikseverlerle buluşacaktı.

James Brown, 2006 yılında "Funk Dünya Turnesinin 70 Yılı" adlı konser serisiyle son kez hayranlarına ulaştı. Usta müzisyen, turne kapsamında ülkemizi de ziyaret etmiş ve 12 Temmuz gecesi İstanbul Parkorman`da unutulmaz bir konser vermişti.

Görkemli kariyerinin yanında acılar ve tuhaflıklarla dolu bir hayat yaşayan James Brown, tam dört kez evlendi. 2002 yılında hayatını birleştirdiği son eşi Tommie Raye Hynie`den de kısa süre sonra boşanan Brown, Hynie ile 2004`te yeniden evlendi ve bir çocuk sahibi oldu. Brown`un, ilk eşi Velma Warren`dan iki, ikinci eşi Deidre Jenkins`ten ise üç çocuğu daha vardı.

İlk suçunu 16 yaşında işleyen ve hırsızlık yaptığı gerekçesiyle 3 yıl hapis yatan Brown, daha sonra farklı sebeplerle birçok kez çeşitli cezalara çarptırıldı. Üçüncü eşi Adrienne Rodriegues, Brown`u, kendisine şiddet uyguladığı için dört kez polise şikayet etti. Ruhsatsız silah taşımak, uyuşturucu bulundurmak, polise hakaret etmek gibi suçlardan da sık sık tutuklanıyordu.

Brown`un iniş çıkışlarla dolu çalkantılı hayatı, bir kış sabahında ansızın sona erdi. Kontrol muayenesi için diş hekimi randevusuna gittiği Atlanta`daki Emory Crawford Long Hastanesi`nde şiddetli zatürree teşhisiyle müşahade altına alındı ve ertesi gün, 25 Aralık 2006 Pazartesi sabahı kalp yetmezliği nedeniyle hayatını kaybetti.

Kariyeri boyunca sayısız ödüle layık görülen, 34. Grammy Ödülleri gecesinde "Yaşam Boyu Başarı Ödülü" alan dünyaca ünlü sanatçı, eşine rastlanmayan üretkenliği ve müzik dünyasında her biri birer mihenk taşı niteliği taşıyan özgün eserleriyle sonsuzluğa akan her yeni yılda saygıyla ve özlemle hatırlanacak.


Arkadaşınıza gönderin

   
 

  Ekleyen : BaHaR
Okunma Sayısı : 122
Eklenme Tarihi : 25 Mayıs 2008, Pazar
SONRAKI : Leonardo di Ser Piero da Vinci   
Forum Linki:
HTML Link:
Direkt Link:
Mause ile tıklayın ve Ctrl + C ile kopyalayın

En Son Eklenen  biyografiler


 Öner Hekim biyografisi Öner Hekim
 Durmuş Günen biyografisi Durmuş Günen
 YAŞAR YENİGÜN biyografisi YAŞAR YENİGÜN
 SEZER ÇALIŞKANOĞLU biyografisi SEZER ÇALIŞKANOĞLU
 Halktan biyografisi Halktan
 Nesrin ÖZYAYCI biyografisi Nesrin ÖZYAYCI
 MEHMET KARAOSMANOĞLU Tiyatro biyografisi MEHMET KARAOSMANOĞLU Tiyatro
 KORHAN BORA biyografisi KORHAN BORA
 Sabit İnce Ozan, Şair biyografisi Sabit İnce Ozan, Şair
 MC_NEFRET biyografisi MC_NEFRET
 Soner ALIÇ biyografisi Soner ALIÇ
 Oktay Akbal biyografisi Oktay Akbal
 Alemdar Kolsuz biyografisi Alemdar Kolsuz
 Yasamin Icinden biyografisi Yasamin Icinden
 AHMET NURAY KİMDİR biyografisi AHMET NURAY KİMDİR
 Hasan Sami Bolak - Şair biyografisi Hasan Sami Bolak - Şair
 Michael Jackson biyografisi Michael Jackson
 İlhan Berk biyografisi İlhan Berk
 İşte Madonna nın sizi şaşırtacak olan hayatı biyografisi İşte Madonna nın sizi şaşırtacak olan hayatı
 Erdal Güney biyografisi Erdal Güney
 Ünlü Rus yazar Aleksandr Soljenitsin biyografisi Ünlü Rus yazar Aleksandr Soljenitsin
 Keriman Halis biyografisi Keriman Halis
 RANDY PAUSCH YAZAR biyografisi RANDY PAUSCH YAZAR
 Kolera asıl adı Esen Güler biyografisi Kolera asıl adı Esen Güler
 Alexander Graham Bell biyografisi Alexander Graham Bell
 Nesimi Çimen ozan biyografisi Nesimi Çimen ozan
 Abdurrahman Yalçınkaya 1950  Kimdir biyografisi Abdurrahman Yalçınkaya 1950 Kimdir
 Turhan Çömez biyografisi Turhan Çömez
 Edison biyografisi Edison
 Suna Pekuysal biyografisi Suna Pekuysal
 Öznur ÖZER biyografisi Öznur ÖZER
 Seyfettin SUCU biyografisi Seyfettin SUCU
 Tuna Kiremitçi kimdir, Tuna Kiremitçi biyografi biyografisi Tuna Kiremitçi kimdir, Tuna Kiremitçi biyografi
 Beryl Cook biyografisi Beryl Cook



 
ONLINE KULLANICI : 4 | 0,13 saniye Sayfa Yüklenme
Copyright © E-hadi.NET by: Bahar YILMAZ & Alim Ömer ABUL, 2006.
Hosting Hizmetleri       Webmaster Pagerank