bende kaybolanı sende bulmak güzel yetim unutulanı sende görmek güzel güzel demek yetmez muhteşem olmalıyız bakir bir yere seninle varmalıyız bir umut gözlediğim yılardır beklediğim kalbimin sahibisin sen çırpınıyor yüreğim ferman buyur ölürüm ömrümün sahibisin sen> bu ilk kalbimin vurduğu sesi dilerim bitmesin bu tutku sevgi kulak verdiğinden dökülen seslere bir söz diyemem bana versene evlenir misin benimle.... kader kıymet budur kısmet buna denir mutluluksa dileğin seninle yaşamalı yaşamakla bitmez muhteşem olmalıyız mucize bir yere seninle varmalıyız bir umut gözlediğim yılardır beklediğim kalbimin sahibisin sen.. senİ sevİyorum herseyİm. nilim----
---------------------------ben seni öyle çok sevdimki;
tüm bedeninle, duyqularımla, yüreqimle, her şeyimle. hücrelerim çok sevdi seni. sen, olmadıqında onlar bile sustu, hareketsiz ve üzqündüler. saçlarım bile hisstti seni. sen olduqunda uçuştu hep rüzqarda, canlandı, bir saman alevi qibi uçuştu… ta ki sen qidinceye kadar.. sen olmadıqında qöz bebeqimde küçüldü, ne feri kaldı, ne renqi.. qözyaşlarım, ya onlar! onlar sensizler şimdi.. senin için akarken her damlasının hesabını soruyorlar bana.. kimse duymadan sel olup akarken yanaklarımdan hiç bitmeyecek sandıqım düşlerimle birlikte…
-----sessiz bu qece----
ve sessiz bu qecede de tüm bedenimle, yalnız ve sensiz, çaresiz ve de nefessiz… nefessiz evet nefessiz. nefessiz kalmak ne demek bilir misin sen? soluk alamamak, susmak, susarken aqlamak, kimselerin duymadıqı karanlıkta yaşamaya başlamak… yinede yaşamaya alışmak sensiz ve de çaresiz…
ne guzeldir denizde bir su damlasi olmak, ya da sahilde bir kum tanesi. ama en guzeli nedir bilir misin? milyonlarca insanin icinden senin sevgilin olmak!
uykularımın kaçıs saatlerinden birisi yine.. her gecemde, binbir kırık düşle giriyorum, buz gibi yatağıma.. son dediğim her cümlede sen başlıyorsun her noktadan sonra... suskunluğuma bir daha olmayacak deyişlerim ekleniveriyor..
bıktım artık yeter... her gecem aynı düş, aynı hayal... İki çift göz "bedeni ruhu" elleri elime değdi dediğim bir anda! sabahın ilk ışıklarına uzanan bir gecede buluyorum kendimi... hiç yaşanmamış bir kaç hayal, hiç dokunulmamaış iki el, hiç bakılmamış iki çift göz.... sürüklüyor beni dur duraksızın... nefesim alabildiği noktada duruyor, bir soluk, ikinciye ciğerlerim param parça olucak! haydi yola devam....
gittiğim yıkık dökük bir tren garından başka bir yer değil ... son veda kokuyor her taraf...
İçimde hep aynı kız çocuğunun seslenişi... tek istediği " haydi kalk gidelim, yalvarırım gidelim"
İçimden ona karşı "sus" diye haykırışlar kopuyor... hayır...
ama bu sefer üzmemeliydim onu, ağlatmamalıydım... bu kaçıncı sözümdü? tutamadığım... "bu sefer son" deyişlerime oda inanmaz artık...
yine bir kapı ziline koşuşum... "o geldi " deyişime bir hayal kırıklığım daha ekleniveriyor...
İşte hiç konuşulmayan bir dolu düşünce... düşmanımdı sensiz her gece..
selam... benim askım canım bitanem cuneeeeeeeeeemmmmm de askere gitti. şafak çok zengin ama bir gün iflas edecek.askım.. söz verdim bekliyeceğim.çünkü seni çok seviyorum. sevgim anlatılmaz. askım gel artık çok özledimmmm.ne olur allahım ayırma bizi
--göğün koynundaki yıldızları kıskanırdım ben her gece-----
her gün sevdana sürgün bir kimsesizim sürmeli gözlerim sensiz hüzün hüzün solgun bir güz mevsiminde deniz durgun yorgun yüreğim sana vurgun…
dudağımda aşk kokan mey rutubeti, kulağımda hüzzam bir ney sesi kendimden çıktım bu bitimli yola sende bir ömür kalmaya geldim sevgili…
düşlerin beni uyutmadığı her çaresiz özlem gecesinde sana koştum. kimi gün dilsiz, kimi sensiz, kimsesiz yollara vurdum kendimi. şehrimin sokaklarında satılık aşklar yaşanırken, yokluğuna dağılırdı saçlarım… güneşi söndürüp ay’ı yaktığında ellerim, vurgun yemiş gönlümce kanardı arnavut kaldırımları. lakin hiçbir bedel satın alamazdı yüreğimdeki sevdamı çünkü duvarları sevgiyle örülmüş bir kentin deli kızıydım ben. yalnız ve savunmasız bin bir gece uyurdum koynunda.
sen hiç bilmezdin. ve ben hiç kızmazdım sana, en içe kapanık düşüm. çünkü aşk için iki kişinin sevdası gerekmezdi sevgili.
şimdi içinde düşleri bile olmayan gerçek ve uzak bir adrestesin. bu nedenle solgun, durgun ve yorgun bir güz mevsimi bu bendeki vurgun saatleri. en çok özleminle yaralandığım anlarda sevgini büyütürdüm içimde ve sırf bu yüzden gözlerimden önce yüreğime seni görmeyi öğrettim. gün ışığından nasibini alan ağaçların karıncaları gibi mutlu koşuşturmalarım hep bundan işte. saçlarındaki tüm akları sevip dudağındaki her kıvrımı öpme telaşım…
“canım…” derdim. canımdan çok severdim.
elimde değildin sevgilim. elimde olmadı ki hiç ellerin.
göğün koynundaki yıldızları kıskanırdım ben her gece. bahtsız ve en çok kanatsız oluşuma hayıflanır, ağlardım. dilimdeki şarkılarda, rüzgara bıraktığım saçlarımda, aşkı yudumladığım her kadehte; özüm, sözüm, hep sendin gözüm. aklımı başımdan alan her cümlemin öznesiyken ismin, kim demiş yoksun diye. bizi en çok bu yokluk bağladı birbirimize… açtığım her parantezin içine hapsederken seni, gözlerinin denizinde aşkı okurdum ben. uzaklarından geçse de umut yüklü gemiler; lafın gelişiyle bile gelirdin bana gelişi güzel. her gelişin yüreğimin şenliği, her gelişin en güzel duygularımın dirliği. ölüme uyumak istedikçe aşka kaldırırdın beni. söyle nasıl sevmem seni…
şimdi canımın içinden usul usul süzül başucuma başıma yıkıp düşlerimi, kendini tutma bana… gerçeğim… beni bırakma bu yanık hazana… çok değil istediğim, en tutkulu geceyi bıraktığımda göğsüne keskin karanlıklarda seni beklediğim kadar sevsen yeter sevgili.
-------hayata ve ölüme inat ----------------- sen hep orda kal ne olur. ölümle yaşam arasında… şiirler dağılsa da karanlıklara sana vurularak öldüğümü unut eylül’ü bekle yine yeni özlemlerle gözyaşlarım yağarken bulutlardan sırılsıklam oldukça gömleğin büyüse de içindeki yalnızlıklar hayata ve ölüme inat düşlerimizde yaşat beni… kısalan günlerle birlikte sana geleceğim sevgili güz olup avuçlarına düşeceğim bir gün sararan yapraklar gibi.
yokluğunun açtığı yaraların acısına. bilsen nasıl korkarım sevdamın büyüklüğüyle seni kaybetmekten. görüyor muydun halimi hissediyor muydun beni? bu hayattan kopuk ruhlarımızın nedenini… sana göre bağlılık çemberin zayıf noktasıydı. oysa sen fark etmeden biz çemberi tamamlamıştık. ya da fark etmekten korktun. İnzivaya çekilip sevdanın acılarını tek başına tamamlamıştın.
anlayan ve bağışlayan duygumla yaşıyorum seni. asıl olan da buydu gerçek sevdanda. katıksız, saf , masum en zayıf nokta buydu aslında. yaşamdaki her şeye kayıtsız kalmak kocaman bir senli benli ölümlü dünyada. seni severken verdiğim ızdırabın, çekilmezliğimin, yok sayılmışlığımızın bütün çıkış yollarını kapamıştım. ’’kahretsin suskunluğunda da anlıyorum seni’’
beni sana getirecek yolların bilmecesini çözmekle geçiyordu günlerim. oysa limandaki bütün gemilerin rotası bize çevrilmişti. fırtına biz gibi eserdi her akşam kapımızın önünden ve fırtınadan arda kalan yitik sevişmeler olurdu çoğu zaman…
her zaman her yerde yokmuş hayatın karşılığı, öylesine sıkılmış ki hayat yorgun yüzlerden, bedenlerden. çölün ortasında puslu bir yalnızlığı yaşıyorduk delicesine… üstelik çocukluğumuzu, gençliğimizi kadınlığımızı, erkekliğimizi yok sayarak oynuyorduk bütün rollerimizi.
bütün noktalar sana bağlanıyordu hayatın anlamında. umutsuzluğu ihraç etmiyordu sevişmeler. yapay gülümsemelerin ardında seni çağırıyordu gördüğüm bütün suretler ve ağaç gövdelerindeki en güzel, en derin, en kalın kabuğu olurdun yüzümdeki tebessümün…
renkler en güzel haliyle bütünleşiyordu hayatımızın bizli yokluklarında. bir bütün gökyüzü sen ve ben… sonra biz oluyorduk renklerin en doğal saflığında… biliyorduk aslında bütün güzelliklerin yaşamak olduğunu… yaşamında biz olduğunu… bu dünyanın yaşanmışlıkları ruhunu yitirmişti bizsiz zamanlarda. en çok içimde kanayan seni özlüyordum oysa böyle zamanlarda. ruhlar buluşur bir yerlerde belki gökyüzü olur ora.
seni yazıyorum sensiz zamanlarıma… fırtınaların, sensizliğin, yokluğunun resmini çiziyorum uzun gecelerin senli yokluklarına. hiç değişmediğini görüyorum odamın boşluğunda… gece boyu karanlık bir gökyüzü içinde kaybolduğumu görüyorum ve sonra kendime soruyorum’’ben hep geceye bizi yazıyorum’’.nedeni bilinmez bu sevda yokluğunun koynunda gecelerde uyuyorum. üzerimde bir bilinmezlik örtüsü o ayazlarda sensizliği örtüyorum bedenime…
gecelere sen doğarken ben ölüyorum.
vakit gece yarısını çoktan geçti. yine sen ben ve kalemim gündoğumuna adım atıyoruz. sen benden habersiz belki çıldırmak üzeresin. kadehlerin boşluğunda söndürüyorsun hasretini. sus kalbim ne olur sus… sen benim kadar iyi tanıyamazsın ruhunun derin boşluğunu.
hayatlar çirkin gülüşlerle birbirine karışıyor.
biliyorduk bize yasaktı sevişmeler. sende benim gibi çocuk ruhuna âşık olmuştuk hayatın onu unut, öyle biri yok’ demişlerdi. oysa biz aynı bedende yaşıyorduk karabasanlı gecelerde.
sessizliğin hükmettiği zamanlara zamansız hüzünler ekliyorduk ömrümüze. masumiyetin sorgusunu yapmak için açmıştın kollarını metruk sevdaların acıyan yüzüne.
sanki birden kapı çalacak sen içeriye gireceksin bilemezdim seni bu kadar çok özlediğimi hayalınle kalkıyorum her sabah seni çok özledim unutamadım ellerini tuta bilmeyi eskisi gibi öpe bilmeyi ama dayan sevgilim bekle beni yanına bende geliyorum az kaldı seninle yatıp seninle kalkıyorum. bekle beni sevgilim yanına bir gün bende geleceğim....
sevgim her saniye bir çığ gibi çoğalıyor İçimde. sevgin kötü olan ne varsa silip atıyor hayatımdan. sadece sen kalıyorsun çünkü hayatta İyiye dair ne varsa hepsi sensin. yanına gelirken hala heyecandan kalbim deli gibi çarpıyor. elini tutuğumda ufacık bir çocuk oluyorum yani " ben " oluyorum. seni seviyorum çünkü. .. sanki sen olmasan bende olmayacağım. damarlarımda kanın gibisin sensiz kanım çekiliyor atmıyor sanki. İçimde dolan nefes gibisinnefesimsinsensiz soluk alamıyorumİçim daralıyor. sensiz bendenini terk etmiş ruh gibiyim. çaresiz bir başımlayım . seni seviyorum çünkü... günün her anında aklımın bir köşesindesin. ne zaman boş bir zaman bulsam hemen hayaline dalıyorum. bende senin aklındayım bana bunu hissettiriyorsun. seni seviyorum çünkü... sabah uyandığımda İçime dolan huzursun. güne seninle başlamak mutlu ediyor beni. gece olupta karanlık İçime çökünce odamı aydınlatan işıksın. soğuk yatağımı senin sıcacık sözlerin isıtıyor. her gece mutlu yatıyorum yatağa. bu senin sayende ve her gece yarım saat erken yatışım. seni biraz daha düşünebilmek İçin. seni seviyorum çünkü... ara sıra kalbimi kırsanda sevgin o kadar hızlı çoğalıyorki kapatıyor yaralarımı. zaten sen gönlümü nasıl alacağını biliyorsun. uğruna yeminler bozduğum gözlerine bakıpta etkilenmemek mümkün mü ? hangi kalp dayanır buna ? ama İstemem başkaları görmesin İçindeki güzelliği sadece ben bileyim yeter. seni seviyorum çünkü... dizlerime yattığında seni İzlemek ne kadar hoşuma gidiyor bir bilsen. sanki saatlerce orada kalsan saatlerce İzleyeceğim. sensiz geçen kaç ay bilmem kaç saate İnat bıkmadan. usanmadan ve gözümü bir an kırpmadan. seni seviyorum çünkü... dinlediğim bütün şarkılarda sen varsın. ayrılığı anlatmış İhanetİ anlatmış ne önemi var ? hepsi bir sevdanın bir sevgi selinin ürünü değil mi ? ben İçimden bir yerlerden seni çıkarıyorum ya bu yeter. o yüzden hepsinde sen varsın senin şarkılarını da seviyorum
yokluğunu yaziyorum ey sevgili, satırlarıma sığmayan o lanet olasi yokluğunu...! bir elimde tükenmek bitmeyen sigaram diğer elimde seni unutturur düsüncesiyle icerek daha cok hatırladığım içkim..!
neyleyim sensiz geceleri,sensiz uykuları,sensiz rüyalarımı... sitem kalmadı dilimde, feryadım bütün sehri boğdu, cıqlıklarımı duymayan kalmadı ama sen yoksun..!
bir şiir yazdım sevdamıza, her okudugumda bıcak saplanıyordu yüregime.yüregim sanki acıyı örtmüstü üzerine, öyle agırkı yükü gücüm yetmiyor kaldırmaya.. bana inat kalkmıyor yüregimden..
kader bana inat,bense kadere karşı koyuyordum ama yenilende,kaybedende sevdamız oluyordu herseferinde.. olmuyor be mühür gözlüm sensiz beceremiyorum yaşamayı.. acımasız kader yine susturuyordu tüm sesleri sanki dünyada yaşam durmus gibi yasaklanmıştı herşey yokluğunda..!
kaç hain bıçak deldi geçti yüregimi taşıyamıyorum artık,bedenim düştü düşecek,görmüyor gözlerim,kulaklarm işitmiyor hic bir sözü.. hicbirsey yetmiyecek ruhumu diriltmeye çünkü ben tükendim, çünkü ben bittim...
uzun sürecek bir gece işte!.. gözlerini düşünüyorum saatlerdir. derin mi derin, deniz mi deniz... düşüncelerim dalgalanıyor kıyılarına; yığılıyor gözlerinin... bu gece bir gül kopardım sana... yaşam olmayan dağlardan getiremedim, veremedim çiçeğimi... oysa bir görsen; ellerim kan, yüreğim kan...
tanrı varsa eğer bu gece öldürsün beni!.. çünkü sen varsın, seninle yaşamak var! tanrı varsa eğer; sen varsın!.. böyle bir gecede ölmek var... bu gece, tanrı terketti bizi, yalnız kaldık. ümitsiz, çaresiz, tanrısız... herkes bir tanrı, sen tanrıdan daha bir tanrı... bu gece mum çaldım zenginlerden, öyle güzel ki; daha parlak diğer mumlardan... sana vermek için çaldım. belki beni daha çok seversin diye, başka ışıkta beni anarsın diye... çünkü daha ne geceler olacak; karanlık mı karanlık...
seninleyim bu gece de... sıcacık uyuyorsun. görüyorum. bebeksin; bebeklerden de bebek... sana bebeğim demekte haksız değilmişim!.. benim üzerime kar yağıyor, üşüyorum. yine de seni sarıyorum, seni ısıtıyorum. sıcacık gülümsüyorsun bana... sen bilmeden ben ağlıyorum.
bu gece yalnızlığa verme beni, rahatsız et, uyutma!.. tek isteğim ceylan gözlerine bakmak. tamam gitmek istiyorsan git ama gözlerini bana bırak!!! bu gece; duvarı sensin odamın, masası sensin. kalem, kağıt, ölüm, herşey... bu gece şiirler sensin... İçkiler ve gözyaşları gibi dünya sensin bu gece... denizler sensin bu gece... bu gece yok mu bu gece; her geceden daha çok benimsin!!!
yine saçlarının rüzgarla buluştuğu bir yer ve çığlıklarının martı seslerine karıştığı bir yerde karşılaşacağız. ilk gün oldugu gibi..
uzun uzun bakacaksın yüzüme, ansızın gözünde canlanacak mazi, bir simitçinin uzuuuuunca bağırmasında.
ve belki o sıcak simidin kırıntılarında hatırlayacaksın; sana ilk "seni seviyorum" dediğimi ve gün boyunca çınlayacak kulaklarında.
ansızın doluverecek gözlerin ve bir gün o yerde mutluluk adına döktüğün gözyaşların süzülecek yanaklarına ama yaşları silen bir ben olmayacak yanında..
el ele oturduğumuz bank a oturdugunda bir çiçekçi çocuk gelecek yanına. için burkulacak çocuga baktıkça. hatırlayacaksın; sana aldığım ilkgülü o çocuk satmıştı.
uzun uzun bakacaksın çocugun gözlerine, belki bir gül koklamak isteyeceksin ama uzanan elin boş kalınca anlayacaksın,
sana o gülü alacak bir ben olmayacak yanında.. ilk gün gibi bir sağnak yağmur başlayacak belki ve iliklerine kadar ıslanmak isteyeceksin ve yağmura haykırmak seviyorum! demek isteyeceksin
ama tüm söylediklerin yağmurla sele karışıp aktığı zaman anlayacaksın sevgine karşılık veren yağmura inat bir ben olmayacak yanında..
yine karşılaşacağız aynı yerde. ilk buluştuğumuz ve son terkedildiğim yerde. sen her zamanki gibi bir ben göreceksin seni hep seven ama ben ilkkez bir `sen` görmeyeceğim..
İlk kez bir ben göreceğim, seni sevmeden seni görmeden yanından geçip gidebilen..
----------seni çok seviyorum------------------------- seni, dinlediğim duygusal parçaların eşliğinde ağlarken seviyorum. sebepsiz, sırf dinlerken aklıma sen geldiğin için.. seni, senin kedileri sevdiğin gibi seviyorum. üstüne titriyorum ve sevmeden geçmiyorum. seni, artık eski türk filmlerinde kalmış olan romantizmle seviyorum. günümüze kendimi adapte etmeyip, yozlaşmadan, sadakatsizlik yapmadan seviyorum. seni, bütün dünyanın keşke duysa diyebileceğim büyülükte bir aşkla seviyorum. seni kahveyle seviyorum, içindeki şekerimsin, hayatımdaki tatsın diyorum. seni, keşke üstüne boncuklarından elbise yapabilsem diyecek kadar çok seviyorum, korusunlar seni diye. seni, yastığıma sinen kokunun yetmezliğinde arıyorum, sen varsın orda diye yastığımı da seviyorum. seni, o kliplerde gördüğümüz, kocası ölmüş olan kadınların hala masaya bir tabak daha koyduğu aşkla, kocasının giysilerini öpüp kokladığı aşkla seviyorum, bunları yaşamaktan korkuyorum. seni, hiçbir zaman benim için böyle yazılar yazmayacağını bilerek, ama kimsenin duyamayacağı aşk sözcüklerini hep kulağıma fısıldayacağını bilerek seviyorum, o yüzden hiç üzülmüyorum. seni, hayatıma girdiğin ve babamdan sonra sevdiğim ikinci adam olduğun için seviyorum. seni, `gösterme duygularını ona` `acı çektir, kanırt` diyenlere inat tüm doğallığımla, oyun yapmadan seviyorum. seni, bana sigara içirtmediğin, ömrüme ömür kattığın için bu hayatı daha bir hevesle yaşayarak seviyorum. daha ötesi var mı? ben seni böyle seviyorum...
seninle olmanın en güzel yanı ne biliyormusun? elin elime değmeden avuçlarımı terleten sıcaklığını taa içimde hissetmek...
seninle olmanın en kötü yanı ne biliyormusun? seni seviyorum sözcüğü dilimin ucunu ısırırken her konuşmamızda boş yere saatlerce havadan sudan söz etmek...
seninle olmanın en heyecanlı yanı ne biliyormusun? aynı şeyleri seninle aynı anda düşünmek birlikte ağlamak gülmek ve yanımdayken bile seni çılgınca özlemek...
seninle olmanın en acı yanı ne biliyormusun ? seni hiç tanımadığım bir sürü insanlarla paylaşmak. senin yanında olan seninle konuşan herkesi çocukça kıskanmak.
seninle olmanın en mutlu yanı ne biliyormusun? tanıdık birileriyle karşılaşma terdirginliği ile yollarda yürümek yan yana... elimdeki şemsiyeye inat yağmurda ıslanmak birlikte. elimde kırçiçeğiyle seni beklemek... aynı mekanlarda aynı yiyecekleri yemek.
seninle olmanın en romantik yanı ne biliyormusun? sensiz gecelerde sana söyleyemediklerimi yıldızlara aya anlatmak... okuduğum kitabın sayfalarında dinlediğim şarkıların türkülerin şiirlerin her mısrasında seni bulmak.
seninle olmanın en zor yanı ne biliyormusun? seni kaybetme korkusuyla hayatta ilk kez tattığım o tarifsiz duygularımı umut denizinin ortasında küreksiz bir sandalda hapsetmek... sevgili yerinde yıllarca dost kalmayı başarmak. yalın ayak yürümek bıçağın en keskin yerinde. kanadıkça tuz yerine gözyaşlarımı basmak yüreğime.
---------------susmak düştü yine payıma------------------------
ben bir kere aşık oldum sadece. küçücük bir gülümsemeyle başladı her şey. oysa hiç kimseden hiçbir şey istememiştim ben.
.......daha önce de kalbimin hızla çarptığı zamanlar olmuştu hayatımda. ama hiçbir zaman böylesine ağrımamıştı sol yanım ve böylesine güzel gelmemişti daha önce dinlediğim hiçbir şarkı.
.......ben bir kere aşık oldum sadece. gelip geçici hüzünlerdi diğerleri sadece o çok sevdiğim şiirdeki gelip geçici hüzünlerdi yıllar sonra adlarını bile hatırlayamadığım.
.......ben bir kere aşık oldum sadece. beş yaşında bir çocuğun etrafına sürekli gülücükler saçan bakışlarıydı tutulduğum, “üniversiteli bir kız rüyasıydı sanki” sen benim hiçbir şeyimsin diyerek kendime bile yalanlar söylediğim.
.......hiç bir şeyim eksik değil sanıyordum atabilmek için yüreğimi aşk denen kuyunun bilinmeyen karaltısına. sevgiliye söylenebilecek en güzel sözler ezberimdeydi hala ve kendimden bile vazgeçebilme kabiliyetiyle hazırdı gönlüm damdan düşer gibi ayaklarımın dibine yuvarlanan aşka.
.......oysa ne kadar yanıldığımı zaman gösterdi bana. sabahlara kadar konuşabilecekken ve anlatabilecekken bildiğim her şeyi sevgiye dair, susmak düştü yine payıma. çünkü dünyanın en zor şeyiydi bir sevgiyi söyleyebilmek şayet gerçekten seviyorsanız. kaybedeceklerini göze alamamak ve inadına her gün biraz daha kaybetmektir artık yaşanılan.
.......oysa ne kadar isterdim bir kerecik olsun kendini benim gözlerimle görebilmeni. belki o zaman anlardın, beni sevmeyecek olsan bile neler çektiğimi.
.......ben bir kere aşık oldum sadece .......gerisi mi? .......boşver gerisini..
(iki sewgili aşk kawramını birbiriden ögrenmiş iki deli yürek haziran 3 tanışma yıldönümleri sabah uyanıyo kız bi heyecanla sewgilisi üniwersiteden sırf bu gün için gelmiş kız hem yıl dönümü hemde sewgilisini görcegini düşündükce heyecandan hazırlanmıo telefonu calıo kızın arayan sewgilisi hadİ aşkim sahİlde senİ bekliorum kız bi aceleyle ewden cıkıo sahilde askı elinde bi buket gül kızı beklıo güzel dakikalar gecio saat 13:00 kız hadi kalkalım gezelım biraz dio cocukda kabul edio motora atlıolar kız aşkim ben sürmek İstİorum dio çocuk kabul etmio başta ama sonra olurgel hadi dierek kızı bi kere öpüo sahil yolunda gezerken kız ana yola kadar çıkıo motorla saat 13:30 karsıdan gelen bi kamyon sewgililere carpıo ertesi gün gazetelerde kendi seridinden çıkan kamyon feci bi kazaya yol actı 1 ölü 1 agır yaralı.....
aşkim bugun tanişma yildönümüz ben hala seninim ve benİm İçİn ölmedİn senİ İlk günkü gİbİ sewİyorum hala telefonumda odamda kolyemde resmİn duruyor bİlİorum benİ görüo ve İzlİosun bugun 7, yilimiz doldu aşkim :....(