denizden balık avlamaktan gelirsen, elinde bir kova dolu balık olursa ve bir fakire rastlarsan ona birkaç balık vereceğine balık tutmasını öğret...(çinlerin bir atasözü)
aptalın karnı doyunca gözü yolda olur. ar gözden, kar yüzden anlaşılır. ar namus tertemiz. arap eli öpmek, dudak karartmaz. arayan belasını da devasını da bulur. ari satmış namusu tellala vermiş. arife günü yalan söyleyenin, bayram günü yüzü kara çıkar. arkadaş dediğinin gölgesinde suç islenir. arkadaşlık pazara kadar değil mezara kadardır. arkalı it kurdu boğar.
alim unutmuş, kalem unutmamış. allah aptala eşeğini kaybettirir, sonra buldurup sevindirir. allah şaşırttı mı, dayıya hala dedirtirmiş. allı yelek, pullu yelek, canfes neye gerek? alma mazlumun ahini çıkar aheste aheste. altın esik gümüş eşiğe muhtaçtır. altın yere düşmekle pul olmaz. altının kıymetini sarraf bilir. anan turp, baban şalgam, sen içinde gülbe şeker. ananın bastığı yerde yavru ölmez. anasına bak kızını al, astarına bak bezini al. anlayana sivrisinek saz anlamayana davul zurna az. aptal düğünden çocuk oyundan usanmaz.
akılsız bastan sefil taban ne çeker. akılsız başın cezasını ayaklar çeker. akılsız köpeği yol kocatır. akılsızın şaşkını beyaz giyer kış günü. akrabanın akrabaya ettiğini akrep etmez. akranıyla konuşmayanın sesi, semadan gelir. akşam gelen misafirin, yiyeceği bulgur sıkısı, yatacağı ahır sekisi. akşamın hayrından sabahın şerri hayırlıdır. al elmaya tas atan çok olur. al yakışırken, el bakışırken. alacağın bir iğne, çeliğin okkasını orantıya vurursun. alışmış kudurmuştan beterdir.