her şey boş anlamsız şimdi gözümde bin öfke bin nefret her bir sözümde yılların çilesi belli yüzümde namkör ey sevgili bu aşkın katilisin aşkım demem ben sana sen sıradan birisin su yalan dünyamda sendin birtek gerçeğim dilimde şarkımdın sen şimdi nefretimsin….
seni sevdiğim güne lanet olsun... sana verdiğim değere yazıklar olsun...seni tutan ellerim kırılsın...seni seven kalbim dursun.. .seni gören gözlerim kör olsun... en önemlisi bu hayatta seni tanıdığım ya bu hayata lanet olsun..senden nefreeeet ediyorum...ömer
özgürsün artık kanatlanabilirsin uçurumlara çünkü kuruttum sevgini..
kendin kadar yalnız, ben kadar kalabalıksın dört duvar arasında.. şimdi içimde rahatça ölebilirsin çünkü unuttum seni…” eli kanlı bir katile nasıl bir mektup yazılır bilmiyorum. diri diri gömdüğün yüreğimle karşındayım. dimdik ve bir o kadar mutlu.. söylenecek çok fazla sözüm yok aslında. adın hiçliği andırıyor beni. İçi boş bir cümleye benziyor bendeki sen.. şimdi sana yazdığım bu satırlara bakıp yanlış anlamlar çıkarma sakın.. bende kapladığın yer boşluğa bakıyor. gözlerin ise karanlığı anımsatıyor bana. hadi mutlu olabilirsin artık. doya doya sevinebilirsin.. ellerinle gömdüğün bu beni ardından yaktığın sahte ağıtları söndür artık. yüzüne giydirdiğin benli acıları da sıyır artık .ben öldüm artık/ gayri mutluluklar senin.. başardın en sonunda. senaryosunu yazıp yönettiğin bu oyunu kazandın velhasıl. tükettin beni. dilediğince kanat çırpabilirsin bulutlara. dilediğince gülüşler saçabilirsin etrafına. ve bitirdin diyecektim.. lakin bitiremedin beni..çünkü sen hiçbir zaman bende başlamadın ki.. unutma sende bir cümlelik yerim bile olmamıştı.. sakın kızma bu cümleme.. bu cümleyi sen söylemiştin.. şimdi arkanı dön ve git. ait olduğun karanlıklar seni bekliyor. dört duvar sancılarında seni bekleyen bir ömür var. benden alıntı bile yapmadığın geçmişine bir çizik at yeter. gerisini cümlelere bırak. ve bundan sonraki cümleyi okumadan ellerinle bir yerlere tut. üzgünüm ama sendeleyeceksin.. beni diri diri gömen adamı, üzgünüm ama benim sessiz cümlelerimde sana ait tek bir sesli harf bulunmamakta.. şimdi ağlamayı bırak ve uzandığın yerden kalk. doğrul hayata. varlığımda yokluğumu ezberlemeyi becerebilen ve yokluğumda varlığımı yaşatabilen birisi olarak dayanabilirsin bunca şeye: hem üzülmeye değer mi ki. varlığını reddettiğin bu adamın laflarına aldırma sen. dön sırtını karanlığa. unutma ki gözyaşlarını kurutacak bir göğüs kafesini bulman hiçte zaman almayacaktır. ya da beni unutturacak bir cümle kurman için dudaklarını bükmek yeterli olacaktır. biliyorum bu satırlar sana küfür gibi gelecek. ya da beddua ettiğimi düşüneceksin. asla böyle düşünme. sen benim eli kanlı katilimsin. hangi kurban katiline beddua eder ki ? hadi beni gömdüğün yere bir bak. bak diyorum sana. kanlı gözyaşlarıyla uzan mezarıma. biraz üşüyeceksin ama bir adamın yalnızlığında tüketeceksin içindeki yaşama sevincini. acılarına kefil olan bu adamı sen öldürdün sen..suçlusun..seni sevmekten öte ne yaptım sana. hangi suçun cezası olarak beni diri diri gömdün ? hangi sebebe istinaden vurdun beni yalnızlığa. artık özgürsün…beni öldürdün ya.. ne kadar inkar etsen de, sen eli kanlı katilsin..yüzünde suçlu yazmasa da vicdanın hiçbir zaman seni temize çekemeyecektir. İstediğin gibi rahat dolaş sokaklarda. İstediğin maskeyi de vur yüzüne. gerçeklerden ne kadar kaçabilirsin.. seni çok sevmiştim lakin yanılmışım… üzgünüm ama geçmişimde sana dair tek bir iz yok ha, boynumda izler ne diyorsan onlar beni diri diri gömerken senden bana kalan son armağan….
git.. hiç gelmemiş gibi. bit. hiç başlamamış gibi kendin kadar yalnızsın.. ben kadar ölüsün adın boşluk şimdi.. ait olduğun karanlıklarda temize çek kendini. guslet o ayrılık kokan ellerini.. öldür beni diyeceğim ama sen beni sende hiç yaşatmadın ki.. İstesen de ölemem ki.. sen de hiçbir zaman var olmadım ki öldürebilesin.. ben sende hiçtim.. şimdi sıra sende… “ beni diri diri gömen ……, üzgünüm ama benim sessiz cümlelerimde sana ait tek bir sesli harf bulunmamakta..”
aşkları bir damla gözyaşında boğulur bu şehrin hüzün, acı doludur her zaman --------------------
islak sokaklar mevsimindeyiz artık bu kalabalık şehre hüzün yağar bu zamanlar yalnızlık yağar caddelerine darmadağın saçlar, ıslanmış yüzler hep yere bakar kahveleri bile dert yüklenir çayları daha bir demli unutulan sevgililer hatırlanır veya sevgililer unutulmaya çalışılır bu mevsimde vitrinleri az sulu rakı gibidir bu şehrin her adımın yalnızlığa uzanır yine de hızlı adımlar atılır, koşulur bu sokaklarda herkes kendi türküsünü söyler yüzünü buruşturarak, herkes kendi hikayesini en acıklı sanır
kendisi koca bir yalanken gerçeği arar bu şehir sokakları gibi evleri de acı doludur, gözyaşları taşar pencerelerinden… geceleri gerçeklerini saklar da, her gün başka bir maske takar insanları… hayatları vardır anlattıkları, bir de tek başına kalınca yaşadıkları… aşkları bir damla gözyaşında boğulur bu şehrin onun için geceleri yeni hayatlar yazılır kimsenin bilmediği zamanlara onun için kimse üzülmez gidenlere ve acır geride kalanlara herken kendi türküsünü söyler bu şehirde sadece kendi acısına ağlar herkesin tiyatrosudur bu şehir herkesin en yalandan sahnesi ve onun için bulunmayı bekler bu şehrin denizlerinde incilerin en sahtesi yine de yalan olduğunu bile bile her gün aynı oyunu oynar bu şehrin insanları herkes kendi hikayenini en acıklı sansa da her geceyi pembeye boyar gündüzün yalanları…
bu şehir en çok sevenini aldatır en çok sevenini üzer hiç acımadan sokaklarında gezmek de bir savaştır burada hayatta kalmak da… ve çok zordur buna rağmen ayrı kalmakta nefret etmek çok kolaydır bu şehirden küfür etmek çok kolay yine de ayrılamaz aldattıklar, ayrı kalamaz… her gidişinde dönüşü özler, onsuz kalamaz
bu şehrin sokakları hüzün doludur, acı doludur her zaman her bir köşesinde bir hikaye gizlenir boş sokaklarında gece yarısı masallar anlatır bu şehir bir kez göreni 100 kez aldatır… onun için adımlar hep hızlı atılır, koşulur bu şehrin sokaklarında… çektirdiği onca acıya rağmen her zaman bir başkadır… her zaman ilkleri tektir ve sondur bu şehir ve en kalabalık caddesi görünmeyen acılardan bir nehir
yine de hızlı adımlar atılır, koşulur bu sokaklarda herkes kendi türküsünü söyler kimseyi umursamadan herkes her gün insanlığından bin defa utanır
aydınlık dünyamı karanlık edeni… bir tek kelime etmeden qideni…. yüzüme qülüpte arkamdam wuranın… böyle aşkın böyle bir sewdanın canına okuyacaqım... bir gün kaderimin canına okuyacaqım talihin warya… çarem yokki benim… sensizim… sana başlamadan sensizliqe alışacaqım…
------yalanmıydı bu kadar yalanmı yaşandı her şey-----------------
kahbemiydi bu kadar dünya, yani yalanmı söylenildi bana…. yaşanmaya deqer demişti bana oysa… bakıyorum etrafıma yaşanmaya sebep bir deqer kalmamış bana… şerefsizlerin güldüqü sewenlerin öldüqü dünya…
bir kez daha söylüyorum, lütfen.. git artık!! kinini bırak, hayallerimi al.. benden git artık.. kendine iyi bak.. ne olur, rahat bırak düşlerimi.. gecelerce uykusuz kalıyorum.. korkuyorum kımıldayamıyorum yatağımda.. hafiften bir müzik çalıyor, duyuyorum.. ama korkuyorum, git artık.. bu gece de sensiz olsun.. fikrimi huzurlu kıl, git.. birden rüyalara dalıyorum, yine sen!! artık korkutuyorsun beni.. her hareketini iyi denen umut teknesine bağlamak istiyorum! ama olmuyor, olmuyor denizler kaldırmıyor iyi!.. hareket edemiyor, ayrılamıyor hüzün limanımdan!! ne olur bırak artık kalbimi..!! ruhumu, sevinçlerimi bırak artık.. zikrimden çıkar kendini.. anmayayım adını, dudaklarım seni hecelemesin bir kez de ne olur.. al tüm heceleri benden,ve git.. sonsuzluğuna inandığın her aşkta kal biraz ama benden git!! solmadan güller, koparılmadan dalından, git!! yoksa sonlar olacak, bitişler olacak.. bende kalışın ebedi olacak, git!! kurtar kendini aşkımın hüznünden.. İçime çekiyorum seni nefes gibi... her solukta ben oluyorsun.. ben tamamen sen olmaktan korkuyorum, git!! keder odalarına girmeden, acılarımın misafiri olmadan git!!.. gitme demeyeceğim, bir klasik daha yazılsın istemiyorum git!! dillere düşmesin aşkım, söylenmesin çığlık çığlık!! İstemiyorum.. sevmiyorum sevmeyi de artk.. rahat bırak sevgimi.. bu sarayda misafirliğin bitti, rahat olan her şey sona erdi.. aşk bizi terketti, git!!! bir kez daha söylüyorum,lütfen.. git artık!!! kinini bırak, hayallerimi al.. benden git artık, kendine iyi bak!!
hani insan aglamak ister de, gözlerinden yas akmaz! hani insan gülmek ister, yürekten gülmez! hani insan birini bekler, o hic gelmez! iste o zaman ölmek ister, ecel gelmez! nefrete sevgiden daha cok güveniyorum cünkü nefretin sahtesİ olmaz!
seninle sonra eren askimiza hicte üzülüp aglamiyorum. askimiz zaten bastan yokmuski. gec anladimsada, yillardir yalan olan sevdandan, tam tersi, kurtulduguma seviniyorum. sana neye üzüldügümü söyleyeyimmi? yillardir senin ugruna bosa harcadigim zamana…
--------git, ne olur git------------------- yalan dünyanın her halini yaşadım düştüm kalktım, bataklara saplandım ben bir tek o gözlerine dayanamadım yalvarıp yakardığım dualarımdın
ne senin ne de benim günahım yazımız kara yazılmıs tanrım İsyanım gözü kara isyanım pes ettim, kadere boyun eğdim
git, ne olur git yaralı aşkını da al yanına benim gibi sus, sakın konuşma ben vazgeçtim, sende vazgeç durma
aynada gördüğüm ben değilim artık ben değiştim, ben köreldim, ben tükendim aşka açık yüreğim kölesi artık yitik sevda anılarının sen değişme bari, sen değişme bahar gözlüm git, git durma, durma git