|
 |
|
 |
|
|
|

sen sokak köpekleri kadar bile gurulu olamadin be sevgili.
diyemedin bitti diye. aldattim, yalandi diyemedin. oysa tüm kapilari açik birakmistim sana. söyle dedim. anlat dedim ama onu bile beceremedin sevgili. bugün yolda gelirken bir sokak köpegi gördüm kararttigin düslerim gibi kapkaraydi, agzinda yoldan buldugu bir bez parçasi çekistirip duruyordu. öylece baktim karsidan yanindan geçerken ufak birde gülücük verdim. öylece bakti suratima oldugu yerden. simdi simdi anlamlandiriyorum. iste o bez parçasi gibiydim bende ellerinde. ben bir bez parçasi bile olmayi becerdim de sen o köpek kadar bile gururlu olmayi beceremedin be sevgili. bagiramadin yüzüme söyleyemedin bittigini. öylece asili kaldi askim(iz) havada. beklerdim ki tek kursunla çek vur bu aski. ama sen onu bile beceremedin. astin kalbimi, askimi, yüregimi. bekledin ki can çekissin. belki ölmezde döndügünde sen alir kurtarirsin onu ipten. o zaman kurtaricisi sen mi olurdun sevgili? yeniden kucak mi açardi sana yüregim? bu degildi benim ugruna canimdan geçtigim ömrümden vazgeçtigim adam. adamdi benim sevdigim. sen adam bile degilmissin ki sevgili. hiçmissin sen. koca bir hiç hemde. bitti diyemeyen. bende her sey yalandi demeyi bile beceremeyen. karsima çikmaya yetecek kadar yüregi birak bitti diyebilecek kadar bile yüregin yokmus senin sevgili. oysa bende öyle bir yürek varki çocuk var olman gerek. kaldiramadin sen böylesi sevilmeyi, böylesi sevdayi. oysa ben sen hep büyük sevil istedim. o yüzdendi seni böylesi büyük sevisim. daglari karsima alisim. oysa kendi sevgimle ürkütmüsüm seni. hani kaçar ya sokak köpekleri üzerine yüründügünde sende öyle kaçtin büyük sevilmekten, öyle ürktün. beklerdim tek kursunla çek vur bu yüregi. ama onuda berecemezdin degil mi sevgili? biliyordun degil mi tek bir kursunla degil sarjörler bosaltsan üzerine yine de ölmezdi bu yürek. pes etmez, yorulmaz, bikip usanmaz, ölmezdi degil mi sevgili? bekledim sokaktaki köpek kadar yürekli ol bagir yüzüme... tek bir seyi çok iyi bildin sen sevgili kendinden nefret ettirmeyi... simdi sokakta gördügüm o kara köpege verdigim tebessümü vermeyecek kadar kin ve nefret doluyum sana, bunu da bil sevgili....
|
|
|
Ekleyen :
BaHaR ve öMeR |
Tarih :
29 Kasim 2008, Cumartesi |
|
 |
 |
|
 |
|
|
|
|
 |
|
 |
|
|
|

hangi sevgili var ki, senin kadar duyarsız ve kalpsiz? ve hangi sevgili var ki, benim kadar çaresiz? seni ararken kendimi kaybetmekten yoruldum. bulduğumu zannettiğimde kendimden ayrı düştüm. öyle bir aldanışım vardı işte ufak. sevimli. İvedileşmiş aşk kırıntılarının kapatamadığı yürek boşluklarım dolmuyordu, tipik havuz problemi. hangi musluk gözlerim olmuştu bilmiyordum ama gidiyordum... "bu garip bir veda olacak çünkü aslında hep içimdesin. ne kadar uzağa gitsem de gittiğim her yerde benimlesin." bu gidiş uzaklaşma olmayacak biliyorum, nereye gitsem kendimi kovalayacağım. bu iç aynaların sinek pisliğiyle teması olmuyor bilirsin. suçuma dair bir kaç günah kefilim. sevaplarım senle kalsın, öyle güzelsin.. "söylenecek söz yok. gidiyorum ben. hoş çakal, hoş çakal" hoşça kal demek de yetmiyor, hala söyleyecek bir şeyler arıyor, olmadı karalıyorum en ücra yerlerini bir harita metot defterinin. kara kalem çalışmalarındaki suretler hep seni andırıyor, yüz hatlarında hep hüzün.. "ben bir kısrak gibi gelmişim dünyaya, şahlanıp koşmak içimde var. hoşçakal." söylenecek sözleri de tüketebilirmişim meğer. seviyorum seni ama hoşçakal..! sana, göz yaşlarımı bırakıyorum. en derin yerinden kalbimin, en derin yerine kalbinin, sevgimi bırakıyorum! öyle çok seviyorum ki seni, işte o yüzden gidiyorum!
|
|
|
Ekleyen :
BaHaR ve öMeR |
Tarih :
28 Kasim 2008, Cuma |
|
 |
 |
|
 |
|
|
|
|
 |
|
 |
|
|
|

----bunca zaman bana anlatmaya çalıştığını, kendimi bulduğumda anladım----
herkesin mutlu olmak için başka bir yolu varmış, kendi yolumu çizdiğimde anladım.. bir tek yaşanarak öğrenilirmiş hayat, okuyarak, dinleyerek değil.. bildiklerini bana neden anlatmadığını, anladım. yüreğinde aşk olmadan geçen her gün kayıpmış, aşk peşinden neden yalınayak koştuğunu anladım.. acı doruğa ulaştığında gözyaşı gelmezmiş gözlerden, neden hiç ağlamadığını anladım.. ağlayanı güldürebilmek, ağlayanla ağlamaktan daha değerliymiş, gözyaşımı kahkahaya çevirdiğinde anladım.. bir insanı herhangi biri kırabilir, ama bir tek en çok sevdiği acıtabilirmiş, çok acıttığında anladım.. fakat, hakkedermiş sevilen onun için dökülen her damla gözyaşını, gözyaşlarıyla birlikte sevinçler terk ettiğinde anladım.. yalan söylememek değil, gerçeği gizlememekmiş marifet, yüreğini elime koyduğunda anladım.. ``sana ihtiyacım var, gel ! `` diyebilmekmiş güçlü olmak, sana ``git`` dediğimde anladım.. biri sana ``git`` dediğinde, ``kalmak istiyorum`` diyebilmekmiş sevmek, git dediklerinde gittiğimde anladım.. sana sevgim şımarık bir çocukmuş, her düştüğünde zırıl zırıl ağlayan, büyüyüp bana sımsıkı sarıldığında anladım.. özür dilemek değil, ``affet beni`` diye haykırmak istemekmiş pişman olmak, gerçekten pişman olduğumda anladım.. ve gurur, kaybedenlerin, acizlerin maskesiymiş, sevgi dolu yüreklerin gururu olmazmış, yüreğimde sevgi bulduğumda anladım.. ölürcesine isteyen, beklemez, sadece umut edermiş bir gün affedilmeyi, beni affetmeni ölürcesine istediğimde anladım.. sevgi emekmiş, emek ise vazgeçmeyecek kadar, ama özgür bırakacak kadar sevmekmiş...
|
|
|
Ekleyen :
BaHaR ve öMeR |
Tarih :
27 Kasim 2008, Perembe |
|
 |
 |
|
 |
|
|
|
|
 |
|
 |
|
|
|

sevİyorsa mutlu et , sevmİyorsa sİktİr et-----
|
|
|
Ekleyen :
MESUT KARDAŞ |
Tarih :
27 Kasim 2008, Perembe |
|
 |
 |
|
 |
|
|
|
|
|