ANASAYFA | OYUNLAR | YEMEK TARIFLERI | Magazin Haberleri | FIKRALAR | BIYOGRAFILER | HIKAYELER | FORUM
Nefret Sözleri, Nefret Sözleri mesajları, Sevgiliye En iyi Nefret Sözleri ve Romantik Nefret Sözleri
 Nefret Sözleri, Nefret Sözleri mesajları, Sevgiliye En iyi Nefret Sözleri ve Romantik Nefret Sözleri sözleri,
 

Kategoriler


 Güzel Söz Ekle Güzel Söz EKLE
 Güzel Sözler GüzelSözler
 Anneler Günü Anneler Günü (23)
 Aramızdan Ayrılanlar Sevdiklerimiz Aramızdan Ayrılanlar Sevdiklerimiz (1)
 Asker Asker (38)
 Aşk Aşk (343)
 Atasözlerimiz Atasözlerimiz (13)
 Ayrılık Ayrılık (307)
 Babalar Babalar (33)
 Beşiktaş Beşiktaş (3)
 Doğum Günü Doğum Günü (45)
 Dostluk Dostluk (46)
 Etkileme Sözleri Etkileme Sözleri (154)
 FenerBahçe FenerBahçe (3)
 Galatasaray Galatasaray (5)
 Geçmiş Olsun Geçmiş Olsun (11)
 Goncam Baharım Goncam Baharım (51)
 Hayat Dersi Hayat Dersi (17)
 Kandil Kandil (38)
 Komik  Komik (73)
 Kurban Bayramı Kurban Bayramı (0)
 Kutlama Kutlama (9)
 Nefret Sözleri Nefret Sözleri (543)
 Özlem Özlem (262)
 Özlü Sözler Özlü Sözler (142)
 Özür Özür (28)
 Ramazan Bayramı Ramazan Bayramı (6)
 Sevgi Sevgi (427)
 Sevgililer Günü Sevgililer Günü (6)
 Sitem Sitem (300)
 Teklif Etme Teklif Etme (0)
 Yalnızlık Yalnızlık (238)
 Yılbaşı - Yeniyıl  Yılbaşı - Yeniyıl (21)

 

 

 
bir zamanlar neşem vardı... hayata gülen gözlerim , güzel konuşan dilim , herkese sevgiyle yaklaşan bir kalbim vardı !.. ama şimdi ne neşem, ne gülen gözlerim, ne sevgiyle yaklaşan kalbim var! yalnızca ağır sözlerim , nefretle bakan gözlerim , kin dolu bir yüreğim var!


Ekleyen : BaHaR Tarih : 23 Agustos 2008, Cumartesi
     


Ekleyen : BaHaR Tarih : 17 Agustos 2008, Pazar
     


                                                                     gel ” demeyeceğim sana / inadına....
geceleri sadece yıldızlarla paylaşsam da yalnızlığımı,
teninin sıcaklığını arasam da koynumda,
kaybolup gitsem de karanlığımda
“ gel ” demeyeceğim sana / inadına....
uzayan gecelerle birlikte
tüketemeyeceğim hüzünler sarsa da beni
etmeyeceğim şikâyet,
“özledim” demeyeceğim
çağırmayacağım işte / inadına..

solan boynu bükük bir gülün yaprağında yankılasan da yokluğun, boşluğun günbegün büyüyüp taşsa da sokağıma, katlanmayı öğreneceğim yokluğuna,
boşuna bekleme çağrılarımı, gelmen için yalvarmayacağım / inadına.
inadına / istemiyorum seni, beklemiyorum / inadına.
bir inat , bir gurur uğruna
çizgi çektim herşeye, yaktım gemileri.
yanan ocaklar sönmese de içimde büyüse alevi / sarsa da beni
“yanıyorum” demeyeceğim / inadına...

gelme sakın,
beklemiyorum seni , seni sevsem de ölecek kadar, inkâr ediyorum / inadına.
gönül kapımın sürgüsünü kapattım, ölsem de hasretinden / inat bu ya
gelmiyorum yanına, çağırmıyorum seni üstelik / inadına.
anladın ya
sevdan uğruna ölüyorum ama, inadına söylemeyeceğim sevdiğimi,
sevmiyorum işte / inadına!


Ekleyen : BaHaR Tarih : 17 Agustos 2008, Pazar
     


kara bİr defter!!!!


kara bir defter var elime, rengini açmaya çalışıyorum .
onayladığım birşey yok senden gelen,çare/siz/likten, kabul ediyorum...

anlamaya gayret etmeksizin anlamsız deyip geçişler,dinlemeye gayret etmeksizin kulaklarını tıkayışlar,
bakmaya gayret etmeksizin görmeyişler,sorular... sorular... cevap vermeyişler/susuşlar...

sağır mısın?
kör müsün?
lâl misin?

kara bir defter var elime, rengini açmaya çalışıyorum .
onayladığım birşey yok senden gelen,sen/siz/likten kabul ediyorum...


sevmeye gayret etmeksizin, nefrete bürünüş,paylaşmaya gayret etmeksizin, hücrelere yöneliş,
sarılmaya gayret etmeksizin, yalnız nöbetler.karalar...karalar... "akla" desem/susuşlar...


kara bir defter var elime, rengini açmaya çalışıyorum .
onayladığım birşey yok senden gelen,parçalarımı toplamaya çalışıyorum...

aynı ayın altında parçalanışlar,aynı toprak üstünde tek sıra adımlar,ayrı yüreklerde birbirinden kopuşlar.
karanlık gece/dermansızlık/susuşlar...


Ekleyen : Çığlık.... Tarih : 17 Agustos 2008, Pazar
     


yoruldum, uzak dur artık düşlerimden... !!!!


yokuş başı nefessiz, adımlarım tutarsız…
yeniden yalpalıyorum, beyazdan siyaha düştü düşecek düşler...
ah bu sarhoşluk… yorgunum…

kopuk gecelerimin sessiz düşleri gibisin…
çığlık çığlığa içimde ve sonsuz bir susuşsun aynadaki siluetimde.
belli belirsiz düştüm… düş’tün…
acımadı canım ama bir morg soğukluğuna sürüklenmişim derin iç kanamamla…
ne bir parmak izi ne bir kanıt… susarak öldürdün beni…
ağzının içinde yuvarlanan harfler bana dair olmadı hiç ve bir kez olsun adım adam gibi çıkmadı ağzından…
üşüdüm…
çok üşüdüm…
morarmış tırnaklarımın kuytuları bile senle dolu ama hissedemiyorum…
dondum…
bir kez olsun sımsıcak dokunmadın bana…
saçlarımı bembeyaz yastığına dağıttığımda bir kez olsun okşamadın…
oysa ben sana gelmiştim kadınlığımla değil kalbimle…
kalbin bende olsa kadınlığımı da bürünürdüm…
senin aklın uzaklarda benim aklım benden çok uzaktaki sende…
akılsızım…

bu soğuk duvar… bu uzaklık…
dokunma bana…
üşüyorum…
bu karanlık sokak, bu soluk soluğa kaçış…
nerdeyim, kimdeyim ?
nedensiz…
zamansız…
ve sen…
benden çaldığın hayatımı kirlettin mi ?

hayatımın senin ellerinde olmadığını bilemedin bir kez olsun…
ve ben…
unutmadan ama umutlanmadan sessizlikteyim…
teğet geçiyor ölüm…
deliliğimi perçinliyor ama almıyor beni bu hayattan sensizlik…
süründürüyor ama öldürmüyor…
ne ağlatıyor ne güldürüyor…
sahi hayal miydi bunlar ?
normal deliliğimin umursamaz kahramanı…
bile bile yarattım seni…
tanrı kadar güçlü değilim ki yarattığımı yok edeyim…
yoruldum, uzak dur artık düşlerimden...


Ekleyen : BaHaR Tarih : 17 Agustos 2008, Pazar
     

 bügün seni düşünüp sana içtim şerefine degil şerefsİzlİgİne....


Ekleyen : AKSARALI MEÇHUL Tarih : 13 Agustos 2008, aramba
     

ben gidince sen biteceksin


birazdan "buraya kadar" olduğunu fark edeceksin.
eski evimin duvarlarındaki
bir çatlakla sıkıştırıp anıları...
çekip perdeleri, çarpıp kapıları
İhanetini köhne bir evde
cezalandırmak olacak son yapabildiğim ki,...
yüzüne dünyamın kapılarını kapayışım bu.
ölümü ***** bir yüreğin seven bir yürekte ki,
yok pahasına satılacak senli zamanlar,
hiç olup kalacaksın,
az sonra...
ben gidince...
sen biteceksin...
birazdan, buraya kadar vukuatım olacaksın bu yolda.
kalan ayak izlerimi yiğitce yağmurlarla silip arkamdan,
patiska misali mendil yapıp fersudeliğimi,
duvarlarda yüzümü eskiterek,
gitmek olacak son bırakabildiğim ki,.
bu kent, bu dört duvarlar
çoğaltmayacak artık hüzünleri,
yansıtmayacak aynaların gözü yıkılmışlığımı,
dudak ısırığımı ki,.
kızıl damlalarda görülesi
hiçbir şey kalmayacak yaptığına dair...
az sonra...
ben gidince...
sen biteceksin...
çünkü!
göz tanıklık edemeyecek kadar dolu,
yara tedavi edilemeyecek kadar derin,
dil şaşılası kadar şaşkın,..
ve,.. sen lanet aşkım.
az önce,..
battın....


Ekleyen : BaHaR Tarih : 12 Agustos 2008, Sal
     

sen benden geçtin ama ben senden geçemedim lanet olsun sana olan sevgime.........


Ekleyen : BaHaR Tarih : 11 Agustos 2008, Pazartesi
     




Ekleyen : BaHaR Tarih : 10 Agustos 2008, Pazar
     

sevgİlİm değİl,sevdİğİmdİn;artik nefret ettİğİm bİle değİlsİn......


Ekleyen : SADIK... Tarih : 8 Agustos 2008, Cuma
     


gittiğin gün hayat bitti sanmıştım

gittiğin gün ölümü yaşamıştım, gittiğin gün zaman durdu sanmıştım, meğerse ben yanılmışım, İşte hayat yine akıp gidiyor...

İşte hayat sensiz de yaşanıyor İşte hayat böyledir deniyor ...

zaman herşeyi siliyor İşte hayat yine akıp gidiyor....

öyle uzak şimdi bana, yaşadığım hatıralar ...

bir bulanık film sanki, senle dolu dakikalar bak yinede zaman zaman, düşünürsem gözlerini .....

her yanımı anlatılmaz, yemyeşil bir sızı kaplar bence artık sen sönmüş bir güneşsin.....

bence artık sen yankısız bir sessin bence artık soluksuz bir nefessin...

bence artık herkes gibisin İşte hayat yine akıp gidiyor...

İşte hayat sensiz de yaşanıyor İşte hayat böyledir deniyor...

zaman herşeyi siliyor ...

siliyor....silmiyor. ...

siliyor..

Ekleyen : BaHaR Tarih : 5 Agustos 2008, Sal
     


özgürsün artık kanatlanabilirsin uçurumlara
çünkü kuruttum sevgini..
kendin kadar yalnız,
ben kadar kalabalıksın dört duvar arasında..
şimdi içimde rahatça ölebilirsin çünkü unuttum seni…”

eli kanlı bir katile nasıl bir mektup yazılır bilmiyorum. diri diri gömdüğün yüreğimle karşındayım. dimdik ve bir o kadar mutlu..söylenecek çok fazla sözüm yok aslında. adın hiçliği andırıyor beni. İçi boş bir cümleye benziyor bendeki sen..şimdi sana yazdığım bu satırlara bakıp yanlış anlamlar çıkarma sakın..bende kapladığın yer boşluğa bakıyor. gözlerin ise karanlığı anımsatıyor bana. hadi mutlu olabilirsin artık. doya doya sevinebilirsin.. ellerinle gömdüğün bu adamın ardından yaktığın sahte ağıtları söndür artık. yüzüne giydirdiğin benli acıları da sıyır artık .ben öldüm artık/ gayri mutluluklar senin..

başardın en sonunda. senaryosunu yazıp yönettiğin bu oyunu kazandın velhasıl. tükettin beni.dilediğince kanat çırpabilirsin bulutlara. dilediğince gülüşler saçabilirsin etrafına. ve bitirdin diyecektim..lakin bitiremedin beni..çünkü sen hiçbir zaman bende başlamadın ki.. unutma sende bir cümlelik yerim bile olmamıştı..sakın kızma bu cümleme..bu cümleyi sen söylemiştin..şimdi arkanı dön ve git. ait olduğun karanlıklar seni bekliyor. dört duvar sancılarında seni bekleyen bir ömür var. benden alıntı bile yapmadığın geçmişine bir çizik at yeter. gerisini cümlelere bırak. ve bundan sonraki cümleyi okumadan ellerinle bir yerlere tut. üzgünüm ama sendeleyeceksin..beni diri diri gömen kadın, üzgünüm ama benim sessiz cümlelerimde sana ait tek bir sesli harf bulunmamakta..

şimdi ağlamayı bırak ve uzandığın yerden kalk. doğrul hayata. varlığımda yokluğumu ezberlemeyi becerebilen ve yokluğumda varlığımı yaşatabilen birisi olarak dayanabilirsin bunca şeye: hem üzülmeye değer mi ki. varlığını reddettiğin bu adamın laflarına aldırma sen. dön sırtını karanlığa. unutma ki gözyaşlarını kurutacak bir göğüs kafesini bulman hiçte zaman almayacaktır. ya da beni unutturacak bir cümle kurman için dudaklarını bükmek yeterli olacaktır.

biliyorum bu satırlar sana küfür gibi gelecek. ya da beddua ettiğimi düşüneceksin. asla böyle düşünme. sen benim eli kanlı katilimsin. hangi kurban katiline beddua eder ki ? hadi beni gömdüğün yere bir bak. bak diyorum sana. kanlı gözyaşlarıyla uzan mezarıma. biraz üşüyeceksin ama bir adamın yalnızlığında tüketeceksin içindeki yaşama sevincini. acılarına kefil olan bu adamı sen öldürdün sen..suçlusun..seni sevmekten öte ne yaptım sana. hangi suçun cezası olarak beni diri diri gömdün ? hangi sebebe istinaden vurdun beni yalnızlığa. artık özgürsün…beni öldürdün ya..ne kadar inkar etsen de, sen eli kanlı katilsin..yüzünde suçlu yazmasa da vicdanın hiçbir zaman seni temize çekemeyecektir. İstediğin gibi rahat dolaş sokaklarda. İstediğin maskeyi de vur yüzüne. gerçeklerden ne kadar kaçabilirsin..
seni çok sevmiştim lakin yanılmışım…
üzgünüm ama geçmişimde sana dair tek bir iz yok
ha, boynumda izler ne diyorsan
onlar beni diri diri gömerken senden bana kalan son armağan….

git..
hiç gelmemiş gibi.
bit.
hiç başlamamış gibi
kendin kadar yalnızsın..
ben kadar ölüsün
adın boşluk şimdi..
ait olduğun karanlıklarda temize çek kendini.
guslet o ayrılık kokan ellerini..
öldür beni diyeceğim ama
sen beni sende hiç yaşatmadın ki..
İstesen de ölemem ki..
sen de hiçbir zaman var olmadım ki öldürebilesin..
ben sende hiçtim..
şimdi sıra sende…
“ beni diri diri gömen kadın,
üzgünüm ama benim sessiz cümlelerimde

sana ait tek bir sesli harf bulunmamakta..”


Ekleyen : BaHaR Tarih : 3 Agustos 2008, Pazar
     



seni tekrar sevemeyecek kadar ruhsuzum artık

gözlerimden yaş misali düşüşünü seyrediyorum öylece
nasıl süzüldüysen içime,

aynı şekilde gidiyorsun işte...
sessizce
ne değiştirebilir şimdiden sonra bu kaderi?
sen mi?
güldürme beni...
her gidişinde dünyamı bir hiçe çeviren,
görmezden gelen hüsranımı...
ve uğruna nice ağıtlar yaktığım,
nice şiirler yazdığım,
adını kalbime kazıdığım...
sen...?
n`olur güldürme beni haline...
gelirsen diner sandığım yalnızlık durulmuyor
meğer kendimeymiş yalnızlığım,ağır geliyor...
yaralarım onarılmaz artık.
aşkından kurtuldum ya,
illa bir iz yapışacak yakama.
çek gölgeni peşimden,
inan sensiz daha mutluyum ben...
en acı anlar boğazımda düğüm işte.
ne kadar yutkunsamda,
hazmedemiyorum onca kırılmışlığı.
sendeki ise;
sadece vicdan rahatsızlığı...
hiç beklemediğin anda;
vuracağım kalbinin orta yerinden ta...
aniden gelişin gibi,
ve gidişin gibi,
hatta tekrar tekrar dönüşün gibi olacak herşey.
tüm acılarımı yakıp küllerini göndereceğim sana.
İbret-i âlem olsun diye,çektiklerimi,
beni biraz olsun anla diye,
bir daha dönme diye!!!
gün oldu,devran döndü
sen niyetlendin bu kez sevdama
gel bakalım kapıma
hâlâ, hâlâ açan bir ben var mı ardında?
üzgünüm...
seni tekrar sevemeyecek kadar ruhsuzum artık
bu kez de sen anla!!!

Ekleyen : BaHaR Tarih : 2 Agustos 2008, Cumartesi
     

                                              nefret… nefret… nefret…
İçerimde bir hastalık başladı aniden. bu öylesine amansız bir hastalık ki asalak gibi tüm duygularımı kemiriyor. hakim olamıyorum ona, hükmedemiyorum…
hastalığım ne mi?
nefret… nefret… nefret…
şimdi, senin yokluğunda her şeyden nefret ediyorum. eskiden yalnızlığımın, mutluluğumun en yakın sırdaşı olan mavi denizlerden, tatlı sert dalgalardan şimdi nefret ediyorum. bana yalnızlığımı hatırlatıyor şimdi kıyıya ulaşan her dalga. şu, bana her zaman romantik gelen, şiirlerimin ilham kaynağı kızıl ufuklardan, güneşin batışından nefret ediyorum.
biliyor musun? artık, dünyadan ve şehirlerden de nefret ediyorum. şehirleri ayıran uzun yollardan da, derin uçurumlardan da nefret ediyorum. nefretim en çok iki şehirde yoğunlaşıyor. birincisi ayrılığı tattığım bu şehirden, adına “ayrılıklar şehri” dediğim, gecesine şiire yattığım, gündüzüne umutla baktığım, havasını ciğerime çektiğim bu şehirden nefret ediyorum.
ve senin yaşadığın şehirden nefret ediyorum. bana senin yokluğuna ağıtlar yaktırdığı, seni ışıltılı gecelerinde barındırdığı için nefret ediyorum o şehirden. nefretim o denli yoğun ki... o her gece ışıl ışıl yanan sokak lambalarını teker teker kırıp karanlık katran gecelere mahkum etmek istiyorum. karanlıklara gömülsün ki karanlıkta kalmak nasılmış anlasın istiyorum.
İşte nefretim böylesine yoğun hasret çiçeğim. bir gün bu nefretim beni öldürebilir.
ama ben, nefretten değil senin sevginden ölmek istiyorum.
çabuk dön, ölebilirim…

Ekleyen : Gökçen... Tarih : 2 Agustos 2008, Cumartesi
     


sana bıraktım aşkı sevdayı hadi git!!!


İçimden gelmiyor artık senin için ağlamak. senli hayallere dalmak gelmiyor işte ..dualarıma seni katmayalı çok oldu .rüyalarımdan da sildim seni .ben keşkelere elveda dedim!

al senin olsun,sevgin, aşkın... al senin olsun. nasıl yaşamak istiyorsan, kiminle istiyorsan yaşa. al senin olsun yaşamak istediklerin…

bıraktım artık sevgini, bıraktım artık eskileri… ve sildim anıları kafamdan, sildim yaşadıklarımızı, paylaştıklarımızı, birlikte ağladığımız günleri sildim arkadaş olduğumuz günleri de sildim. kilit vurdum anılara ve kapattım bir sandığa her şeyi. kilidini de attım denize, bir daha bulmayayım diye.

kızgınım sana, kızgınım bu vurdum duymazlığına. ve kendime kızgınım. niye değer verdim, niye bende unutmadım, niye bu kadar güvendim diye, sen güvenimi boşa çıkarttın. sana bıraktım sevgileri, sana bıraktım dostlukları ve sana hediye ediyorum. yalnız yaşanıyorsa sevgiler, yalnız yaşanıyorsa dostluk, al kendin yaşa, paylaş tek başına. yalnızlıksa tercihin, al senin olsun.

yok saydım seni, bundan sonraki her baharı sensiz karşılayacağım. her sonbaharda hüzünleri unutacağım sana inat. bundan sonraki her yaza sensiz gireceğim, yine sevinçle. ve her kışı sensiz yaşayacağım zemherisiyle... geçerken her mevsim, sensizliğe üzüleceğim... yinede bırakmayacağım sevinçlerimi. ve sen bensizliğe alışmaya çalışacaksın.

gidişin kalacak sadece aklımda ve o gidişle yaşayacağım sensizliği. sensizliğe inat, sana inat, her günü yaşayacağım hiç olmamışsın gibi.

al senin olsun gidişler...
al senİn olsun her şey...


Ekleyen : BaHaR Tarih : 26 Temmuz 2008, Cumartesi
     



Ekleyen : BaHaR Tarih : 26 Temmuz 2008, Cumartesi
     


Ekleyen : BaHaR Tarih : 26 Temmuz 2008, Cumartesi
     

bir insan bu kadar eksilebilir mi

hatırlarsan sesine uyku kaçmış bir adam vardı
bu şehrin biryerlerinde
düşler ormanının gece bekçisi derdin sen ona
gözlerinde gizledi o seni sen bilmedin
o adam bendim unuttun mu
bak sevdiğin adam gülmeyi bile unuttu
seni unutamadı

İşin kolayına kaçmadım
uğruna ölmedim yani
uğruna ölünecek sandığım biri için yaşadım hep
sen bunu da bilmedin
ben bir bakışına bin anlam yükledim
sen aşka kestirmeden gittin
bir hayatın özetini bırakıp avuçlarıma
şimdi gidiyorsun
git
bana karanlığın ne demek olduğunu öğretmeden
bütün ışıklarımı söndürüyorsun

bu cehennem cinayetlerini işliyorsun
sonra bunlara intihar süsü veriyorsun
yazıklar olsun yazıklar olsun
susuyorsun susuyorum susayacaklarım bitmiyor
hani sen sevdiğini
yarı yolda bırakacak kadar yüreksiz değildin
düşmemeyi öğretecektin nerdesin nerdesin...


git:::vuslata kalasın...


Ekleyen : CİVAN:::: Tarih : 26 Temmuz 2008, Cumartesi
     

sen beni anlayamazsın


sen anlamazsın beni
anlayamazsın da
sevgimin büyüklüğünü
yüceliğini bilemezsin
çünkü sen duygusuzsun
duygun yok
saklanmış bağnazlığına
saklanmış tutarsız oluşuna
saklanmış duyguların

seni sevdiğimi göremeyecek kadar
körsün...
gözlerin görmüyor bağnazlığının dışında kalanları
sana uzattığım yaralarla sarılı elimi
ama gözlerin öyle kör ki
o yaraların ardına saklanan sıcaklığı
mahsumluğu mutluluğu göremiyorsun
ve ve ve ben iğreniyorum artık ellerimden.....senden//--- ""
""


Ekleyen : CİVAN:::: Tarih : 26 Temmuz 2008, Cumartesi