ANASAYFA | OYUNLAR | YEMEK TARIFLERI | Magazin Haberleri | FIKRALAR | BIYOGRAFILER | HIKAYELER | FORUM
Sevgi, Sevgi mesajları, Sevgiliye En iyi Sevgi ve Romantik Sevgi
 Sevgi, Sevgi mesajları, Sevgiliye En iyi Sevgi ve Romantik Sevgi sözleri,
 

Kategoriler


 Güzel Söz Ekle Güzel Söz EKLE
 Güzel Sözler GüzelSözler
 aCı SöZLeR  aCı SöZLeR (27)
 Anneler Günü Anneler Günü (24)
 Aramızdan Ayrılanlar Sevdiklerimiz Aramızdan Ayrılanlar Sevdiklerimiz (3)
 Asker Asker (64)
 Aşk Aşk (456)
 Atasözlerimiz Atasözlerimiz (14)
 Ayrılık Ayrılık (353)
 Babalar Babalar (33)
 Beşiktaş Beşiktaş (3)
 Doğum Günü Doğum Günü (47)
 Dostluk Dostluk (50)
 Etkileme Sözleri Etkileme Sözleri (157)
 FenerBahçe FenerBahçe (3)
 Galatasaray Galatasaray (6)
 Geçmiş Olsun Geçmiş Olsun (11)
 Goncam Baharım Goncam Baharım (60)
 Hayat Dersi Hayat Dersi (25)
 İhanet İhanet (7)
 İtiraf Köşesi İtiraf Köşesi (2)
 Kandil Kandil (38)
 Komik  Komik (81)
 Kurban Bayramı Kurban Bayramı (0)
 Kutlama Kutlama (9)
 Nefret Sözleri Nefret Sözleri (598)
 Ölüm Ölüm (10)
 Özlem Özlem (294)
 Özlü Sözler Özlü Sözler (150)
 Özür Özür (31)
 Ramazan Bayramı Ramazan Bayramı (6)
 SeN SeN (51)
 Sevgi Sevgi (494)
 Sevgililer Günü Sevgililer Günü (14)
 Sitem Sitem (326)
 Teklif Etme Teklif Etme (2)
 Yalnızlık Yalnızlık (269)
 Yılbaşı - Yeniyıl  Yılbaşı - Yeniyıl (21)

 

 

 

                              seviyorum seni… canımda ki yaşayan can..


her an seninle yaşıyorum…gözlerin düşüyor bir yıldız gibi.. üşüyen günüme sevgin sıcaklığını veriyor. dilim de söylenen her şarkıda sana bir ez daha “seni seviyorum” diye sesleniyorum. seni sevmek bir kuru ekmek gibi. her lokmada daha çok sevmek seni.  sana sevdalanmak yağmurun gökyüzüne olan aşkı gibi. çiçeklerin gövdelerine aşık olmak gibi. yıldız olup gözlerinde kaybolmak, belki senin sevginde nefes almak ,  yalnızlığa bakıp mutluluğun gölgesinde serinlemek gibi. öyle tutulmuşum ki herşeyimi sana verdim. sevmek için yüreğine konakladım. bir misafirdim ilk önceleri artık kalıcıyım. dertlerimi sende unutup hayatın acı suretlerine seninle gülümsüyorum. uçurumun kenarında solmayı bekleyen bir çiçekken sevginle yeniden mutluluklara tomurcuk açıyorum. sen farklısın.. canımdan biri nefesimin rengindeki suretisin sen. adı konulmamış destanın tek sahibi kalbimde ki tek cansın! hayata dair tek umudumsun. dşündükçe seni aklımda büyüyor bu sevdan. daldıkça gözlerim gözlerin geliyor aklıma. satırlara döküp sevdamı her yazışta yine seni yaşıyorum. sen nefes aldıkça ben mutluyum buralarda. seni hayatımda yalnız seni bu kadar çok sevmişken kalbime hediye ediyorum. zenginim çünkü senin tarafından seviliyorum. en büyük aşkım her nefesim sana feda olsun. hayatımda ki en büyük sevdasın yarınlara dair. seni seviyorum kanatlanan her kuşun gözbebeklerine yarınlarda yaşayacağımız mutlulukları yükledim. her gceye bir şiir yazdımadınla başlayan. öylesine seviyorum ki seni bu dünyada birleşmezse de kollarımız seni cennetin güllere açılan bahçesinde bekliyor olacağım. yaşadıkça bu nefes senindir. her gece sana dua ederek sarılıyorum yokluğuna. her rüzgar da kokunu arıyorum. ve seni kalbimin en derin yerinde yaşatıyorum. seni sen diye canımdan bir parça diye seviyorum.. seni seviyorum!!!


Ekleyen : BahaR ABUL - Alim öMeR YILMAZ Tarih : 4 Temmuz 2009, Cumartesi
     

---hani, son sözünü duyduğum o sonbahar var ya------
nasıl sevdim seni biliyor musun …
zamandan ve mekandan soyutlandırarak,
dünden ve yarından arındırarak ,
saydamlığını sığdıramadığım beyazlıklarla,
hiç kimsenin görmediği sığ sularımı enginliğine bağışlayarak
her şeyimi sunarak ülkenin varlığına sevdim seni….
geçmişi örerken zincirlerimle ,
değdirmedim izlerini ; saflığının dokunulmazlığına….
gömdüm öncesini yedi kat karanlığın zindanlarına….
öldürdüm senden önceki benliğimi…
yeniden doğuşun kanıtıyım şimdi ….
varlığının armağanıydı uyanan gözlerim gözlerinle…….
kendimden bile kıskandım paylaşamadığım senliğini…
gölgene değmesin istedim ayak izlerimdeki sancılar.. …
acılarımı görmemelisin, kanarken gözlerim…
değmemeliydi sözlerin şiirlerime ….
öksüz çocuklar gibi sarıldım sıcaklığına…
ve bir gün;
ağlara dolandı yollarım sokakların çıkmazlarında…
kalmadı geriye benden ,
ne kırıklarım var topladığım darmadağın hayatımda
ne de haykırışlarım duyuluyor artık sessiz çığlıklarımda….
sığ sular üşütüyor değerken soğuk bedenimi
ben her gece ölüyorum sevgili,
her gece bitiyorum…..


Ekleyen : BahaR ABUL - Alim öMeR YILMAZ Tarih : 30 Haziran 2009, Sal
     


------bil ki! bir ben silemedim yüreğimden seni...


sevmek... dile kolay, kalbe ağır duygu. hatırlıyor musun ansızın çıkıp gelerek nasıl da yüreğime taht kurduğunu. ayrılıklar... hüzünler... gözyaşları... hepsi zalimce birer birer gelip yüreğimin başköşesine oturmuşlardı. hayat, simsiyah bir tüle sarılmış açılmayı bekleyen bir hediye paketi gibi önümde durmaktaydı. hüzün yüklü karabulutların hızla yüreğimi kaplamaya çalıştığı bir zamanda, inatla girdin kararmaya yüz tutmuş dünyama... kilometrelerce uzaktan, bambaşka bir şehrin, değişik havasıyla, taşıyla, toprağıyla... umutlarıyla. şiirleriyle. farklı yaşamı ve sevdalarıyla her şeyden önemlisi sevgi yüklü, sıcacık yüreğiyle geldin. karanlık bir girdabın içinde sürüklenmekteyken, tüm sevginle ve gücünle çekip çıkardın. yaşamı yeniden sevmeme, hayata yeniden bağlanmama sebep oldun. bu yüzden sevdim seni. öyle farklıydın ki, yüzyıllardır kapağının aralanmasını, içindeki gizemin keşfedilmesini bekleyen kara kaplı bir defter gibi görmekteydim seni. ben bu defterin kapağını ilk açtığımda, dokunmakta olduğum simsiyah ve sert yüzünün aksine, bembeyaz sayfalara yumuşacık bir yazıyla yazılmaya çalışılmış kocaman bir ömür gördüm. neler yoktu ki içinde, ayrılıklar, ümitsiz bekleyişler, kederler. mutluluk getiren sevinçler, gözyaşları. yarınlara gülümseyerek bakan sevmeler... daha neler... neler... kara kaplı deftere yazılmış, her bir cümle, yüreğime gemici düğümleri misali açılmamacasına, düğümlüyordu seni. günüm seninle başlıyor, gecem seninle bitiyordu... sesini duyduğum zaman yüzümdeki goncalar gül misali açılıyor, dünyam seninle dönmeye başlıyordu... yolda yürürken, otobüse binerken, yemek yerken, insanlarla konuşurken, kısacası nefes aldığım her an, konuştuğumuz her cümle, anlattığın her hikâye, okuduğun her şiir beyimde yankılanıyordu. ben sensizliği bile seninle yaşıyordum. bu yüzden seviyordum seni. hatırlar mısın? gökyüzünden aynı beyazlığın yeryüzünde iki farklı şehre yağdığı bir kış günü, gece yarısına doğru aramıştın beni... eve gidiyorum, bu soğuk havada sesin içimi ısıtsın istedim demiştin. biz birbirinden kilometrelerce uzakta, iki candık... konuşmaya başladık, konuşma uzadıkça, dışarıda olanca hızıyla yağmakta olan kara aldırmadan, sen park ettiğin arabanın içinde, ayaklarını hissetmekte zorlanana dek, bense soba yanmayan buz gibi bir odada soğuktan parmaklarım buz tutana kadar konuşmuştuk. yaşamın her hali gelip geçmişti telefon tellerinden... hiç kimse, yağan kar altında kulağıma senin gibi şiirler okumadı. hiç kimse bana senin baktığın gibi bakmadı. hiç kimse beni, senin sevdiğin gibi sevmedi. ve hiç kimse ama hiç kimse yüreğinin sıcaklığı bana senin kadar hissettiremedi. İşte, o gecede, ne dışarıda yağan kar, ne de aradaki mesafeler bana şiirler okumana, beni sevdiğini söylemene engel olamamış, o ana kadar hiç kimse beni senin kadar mutlu edememişti. sevdan bana yakıştığı için, sevdam sana yaraştığı için seviyordum seni... sana kavuşmak, seni sevmek kadar yasak ve imkânsızdı. ben sadece olabilme ihtimallerini sevdim. ben kara kaplı bir defterin, bembeyaz sayfalarını sevdim. beyaz sayfalarsa kendisine dokunan her eli. ben sana âşıktım. sense aşk`a. ben seni seviyordum. sense mevsimleri. gelen her mevsimin kendine özgü bir güzelliği vardı, bu yüzden sen, sevemedin sadece beni... sen, baharda açan her bir gül tanesini sever gibi sevdin, yeni gelen her sevgiliyi... baharla her gelen sevgili için, unutup, sildin beni... bil ki! bir ben silemedim yüreğimden seni... çünkü ben seni unutmak İçİn sevmedİm kİ... 



bgcolor="#ffffff" width="317" height="21" type="application/x-shockwave-flash"

pluginspage="http://www.macromedia.com/go/getflashplayer">


Ekleyen : BahaR ABUL - Alim öMeR YILMAZ Tarih : 27 Haziran 2009, Cumartesi
     

yuregin oylesine guzel ki onu incitmelerine izin verme. ne sicakligini yitir ne de sevgini. hayatta tek korkun unutmak olsun, seni unutana yaziklar olsun.


Ekleyen : Fatmegul Tarih : 17 Haziran 2009, aramba
     
guller anlatsin sana olan sevgimi.
guller anlatsin yalnizligimi, caresizligimi
ve yavas yavas eriyen yuregimi.
guller anlatsin ben anlatamadim sana olan ozlemimi

Ekleyen : Fatmegul Tarih : 17 Haziran 2009, Çarşamba
     


ah nasıl anlatsam. seni nasıl sevdiqimi ne kitaplar yazıyor, ne de sözlüklerde karşılığı,


öyle içimdesin ki. yanağımda dolaşan rüzgardan daha gerçek dokunuşların. küçük, ürkek, kesik dokunuşlarınla, belki de her zamankinden daha yanımdasın. yani öylesine, o kadar bensin ki.  ah nasıl anlatsam. boşuna bu çabalarım, doğru kelimeleri aramalarım. ne kitaplar yazıyor, ne de sözlüklerde karşılığı var. yalnızca hissediyor insan, yaşıyor. kelimeler eksik, kelimeler yaralı. kelimeler cılız. taşımıyor, anlatmıyor, tanımlamıyor bu duyguyu. ben de. çok başka bir şey. sevginin ortasında, derin acılar hisseder mi insan? aydınlık gülümsemelerin içine, hüznü yerleştirir mi durup dururken? gözlerine buğu, diline sitem, yüreğine burukluk, çöreklenir kalır mı asırlarca? gelmeyeceğini bildiği mektup için, posta kutusunu hep aynı heyecanla açar mı? dedim ya, başka bir şey bu. ne kadar yalnızsam, o kadar seninleyim şu günlerde. belki de en başta, tutup seni en derinlere koydum diye oldu bunlar. kimseler ulaşmasın diye, kimselerin bilmediği, bulamayacağı yollara götürdüm seni. en derinlerde tuttum. bana sakladım. derine, hep daha derine. seni yapayalnız, bir tek bana bıraktım. paylaşamadım yanlış yaptım. sana ulaşan yolları kaybettim diye bütün bu şaşkınlıklar. kendimi oradan oraya vurmam. sağımda, solumda, ne zaman dikildiğini bilmediğim duvarlara çarpmam, hiç görmediğim çukurlarla boğuşmam. denizlerin, gürültüyle gelip vurduğu dehlizlerin, acılı duvarları gibiyim. duvarlarım yosunlu, duvarlarım kaygan, duvarlarımdan hiç tükenmeyen sular sızıyor. tutunamıyorum. renklerim, gün içinde değişiyor. soluyorum, soğuyorum. güneş ulaşmıyor içerilerime. küfleniyorum, yaşlanıyorum. yalnızlıklar peşimde. dokunduğum her ıslak duvardan, pis kokulu bir yalnızlık bulaşıyor üstüme. biliyorum, bütün bunlar, hep benim suçum. seni sakladığım yere ulaşamaz oldum. yollar, gitgide uzadı ve karıştı. ümidimi ısıtacak, parlatacak, kımıldatacak bir şeylere ihtiyacım var. ah onun ne olduğunu biliyorum. sonu sana geliyor her cümlenin. her şeyin başında içinde ve sonundasın. bu değişmiyor. öyle içimdesin ki. birden aklıma geldi, tuttum sana bir mektup yazdım. çok mutluyum. gün içinde neler yaptığımı, nelere kızıp, nelerle mutlu olduğumu, tek tek anlattım. mevsimlerin ve insanların nasıl karışık ve beklenmedik olduklarını yazdım. "yine zamansız yağmurlar" dedim, "daha önce, hiç bu kadar zayıf değildi güneş ışınları" dedim, "gerçekten buradaki şarkıları hiç öğrenmeyecek, bilmeyecek, söylemeyecek misin?" dedim. çok uzun bir mektup oldu. başından sonuna kadar okudum. neler yazmışım diye merakımdan. sonra çekmecemden bir zarf çıkarıp, adını yazdım. büyük harflerle, yalnızca adını.  adresini bilsem gönderir miydim, bilmiyorum. mektup cebimde. cebim yüreğime yakın. yüreğim sende. sen yüreğime yakın. öyleyse mektup sende..    mutluluğa layik olan bİrİcİk sevgİlİme.......


Ekleyen : BahaR ABUL - Alim öMeR YILMAZ Tarih : 13 Haziran 2009, Cumartesi
     

--------------------------------senİ sevmek!!!


baskaydi senle her sey, tanimak bilmeden sevmek guzeldi, öyle sakin öyle nedensiz cikarsiz ve her seyden fazla sevmek tum tum imkansizligina ragmen gerceklesme ihtimalinin hic olmamasina ragmen hayal kurmak..

İlk karsilasma gözlerin kim bu ya, nerden çikti simdi dedigim adam nasil birseydin anlamadim uykusuzlugum oldun cogu zaman bazen unutmak icin gun boyu uyudugum bazen agladım…

sen bilmesende anlamasamda kocaman bir ask yaşadim ben seninle..

yalniz sana aitmisim gibi yasadim kac defa sen bilmeden sana senİ sevİyorum dedim…

bir bilsen bazen elini sıktıgımda sana beni bırakma dedim defalarca yalvardim sana kal ben raziyim olacaklara diyee bilmedin ki anlamadin ya da anlamak istemedin ...

şimdi unuttummu ? guldurme sen ne tutkuydun benim icin nede heves sadece kocaman bir sevgiydin aklimi basimdan alacak kadar halaa bendesin sadece seni istemekten vazgectim sevmekten degill… aslaaa


Ekleyen : S.S Tarih : 4 Haziran 2009, Perembe
     

---------gece yokluqun ve yokluqundaki “ben’’-------------------


saat sabahın 4 dü … yine kendi halimde takılıyorum yine her qecenin sabaha  kavuştuqu bu saatlerde … radyoda seni seviyorum diyor rafet el roman, sensiz yaşamak çok zor qeliyor bana ..


koltuqumda oturuyorum, bir elimde kalem, sol elim anlımda , kolum masaya dayanmış waziyette.. İtiraf ediyorum , seni düşünüyorum. ne kadar inkar etsemde , kendimi ve de herkesi ne kadar kandırsamda seni düşünüyorum işde.. su qibi ekmek qibi, aklımdasın işde.. oysa sen yoksunki yanımda, her zaman ki qibi.  her zaman olduqu gibi.  ben yine de seni düşünmekten vaz geçmiyorum. vazqeçemiyorum. ve her qeçen qünümde, her qeçen saatimde, her qeçen anımda, seni daha çok özlüyorum..  


şimdi bu saatlerde sen enqüzel düşlerin tam ortasında, en qüzel hayallerin, deryasında, yepyeni dünyalardasın. kimbilir beni bir daha anmayacaksın. hatırlamayacaksın. olsun. ben seni senin yokluqunda, seni düşleyerek, seni özleyerek sevmiştim. hani yılmaz erdoqan’ın  da dediqi qibi ben senin beni sevebilme ihtimalini sevdim.


mutluluqun benden uzakta olmaktaysa, mutluluqun sesimi bir daha hiç duymamaktaysa, mutluluqun başka ellerde, başka dillerde başka qönüllerdeyse, ve senin mutluluqun benim mutsuzluqum olacaksa da yinede olsun qüzel qözlüm. ben yinede  seni düşünüyorum.




Ekleyen : BahaR ABUL - Alim öMeR YILMAZ Tarih : 28 Mays 2009, Perembe
     

seni seviyorum… seni seviyorum... senİ sevİyorum...

masamda ki kum saati seni hatırlatıyor
düşen her kum tanesi yokluğunda döktüğüm gözyaşımda olsa
gökyüzünden kayan her yıldızı ellerimle tutuyorum
yeter ki senin dileklerin kabul olsun ve mutlu ol diye
sen mutluysan bende mutluyum üzüm gözlüm
yıldızları sevdiğim gibi…
seni seviyorum… seni seviyorum... senİ sevİyorum

bir telaş sardı yüreğimi
oyun oynamayı seven çocuklar misali
kendi ellerimle sana kağıttan gemiler yapıyorum
adını “aşk gemisi” koydum
gözbebeklerinde yüzdürüyorum
kahverengi gözlerinde hayatı mavi görmeyi seviyorum
maviyi sevdiğim gibi…
seni seviyorum… seni seviyorum... senİ sevİyorum

her yağmur yağdığında
kendimi bu şehrin sokaklarına atıyorum
şemsiyemi asla almam yanıma
her gün ıslanan sokak çocuklarına havam olmasın diye
onların şemsiyesi benim ellerimdir…
yeter ki onların saç telleri ıslanmasın, çocuk gülüşleri solmasın…
onların gözlerine bakınca gülüşün gelir aklıma
yüreğinin altında aşk’tan sırılsıklam olmak en güzel duygu
yağmurları sevdiğim gibi…
seni seviyorum… seni seviyorum... senİ sevİyorum

çocukluğumda;
bir tepeye çıkıp uçurtma uçurtmayı çok severdim
uçurtmamın ipini asla uzun bırakmazdım
gökyüzünde tellere takılmasın diye
uçsun ama yakınımda uçsun yeterdi bana
sen benim çocukluğumda ki uçurtmam gibisin
yüreğimin tepesine oturttum seni
istediğin yerde ol ama yüreğimden uzaklaşma
uçurtmaları sevdiğim gibi…
seni seviyorum… seni seviyorum... senİ sevİyorum

yedi tepeli İstanbul daha bir güzel
seni gördüğüm zaman…
bir tepesinde değil her tepesinde sen varsın
o yüzden daha çok seviyorum İstanbul’u
denizi daha mavi, yeşili daha yeşil
seni özlediğim zaman…
İstanbul’u sevdiğim gibi…
seni seviyorum… seni seviyorum... senİ sevİyorum

ben babamın ilk göz ağrısıyım
ilk kollarının arasına aldığı, canından bir parçasıyım
ben babasına hayran, babasına aşık bir karakızım
göz rengin, gülüşün, bakışın, kendi halinde olman
saçlarında ki aklar bile aynı babam..
sen benim ölümsüz sevdam, ilk göz ağrımsın
babamı sevdiğim gibi…
seni seviyorum… seni seviyorum... senİ sevİyorum

seni seviyorum…. yavaş yavaş ilerleyen aşk (bebek)
seni seviyorum... inişli çıkışlı aşk (hayat)
senİ sevİyorum… artık söyleyecek sözüm kalmadı (yüreğim)


Ekleyen : BahaR ABUL - Alim öMeR YILMAZ Tarih : 25 Nisan 2009, Cumartesi
     

seni ne çok sevdim , ben ne çok gözyaşı döktüm senin için, geceleri sen yatağında meleklerin kanatlarıyla uçarken ben penceremin önünde senin rüyana girmek için dua ederdim.bir bakışına, bir dudak kıvrımında titreşen gülüşüne ulaşmak için bu canımı seve seve feda ederdim...


Ekleyen : Bilal AKGÜL Tarih : 24 Nisan 2009, Cuma
     

---------biraz sana ihtiyacım var-----------------


el yapımı temiz dövülmüş. çapaksız çeperlerde birikti acı senden sonra. sonrasını bilmek değil de. yaşamak öyle ağır ve anısını öyle hızlı siliyor ki sana dair olanın: eskime diye o zamanlar, İçimden ne sen geç istiyorum, ne de kendimden geçeyim. sen öyle hemencecik gelmiyorsun aklıma. sen gelince depremler de geliyor, uçurumlar durur mu, onlarda geliyor elbet.. sen giderken.. gitmedin ya, bu ayrı mesele. giderken bıraktığın sessizlik de geliyor aklıma, şarkılar başlıyor, şakağımda, tetiği düşmüş şarkılar. kimi görsem yapışıp yakasına, şarkılar soruyorum sonra, içinden sen geçen şarkıları. ne bilen var benden başka, ne duyan. salı ver beni bu anıdan, böyle çıldıramam, çıldırmış olamam, bize bunlar olmuş olamaz , salıver sevdiğim. salıver lütfen. öğle vakti göğsümü güneşe asıyorum artık. derdim biraz kurumak, içimi kurutmak sanki.. gerçi buna kurumak mı denir, yoksa yokluğunun takvimin de kavrulmak mı, bilemedim. bilemedim ama belki bir gün diye, o bir gününün hatırına gizlendim işte neyleyim. adın yokken, adlara yazılmış şiirlerden gizlendim. hayat, karşı pencerede gizlendiğimi bilen isterikti, ayartmaya alesta. tüm perdeler sıkı sıkıya tembihli, uzun uzadıya gizlendim. soyundu sonunda hayat, vaktidir der gibi. vaktiydi evet, anladım. gözüme kestirdim ben hayatı, yolu yok, vaktidir. o da bunu biliyor da, bildiğinden böyle yapıyor sanki. hani içim kaldırmaz, aldı işte aldığını üstü kalsın dedim ya, aldırma sen, unut lütfen. şimdi sen giderken dilime döktüğüm, naftalinleri siliyorum. sanki mevsimi gelmiş gibi, sanki sen gelmişsin gibi. biraz sana ihtiyacım var birazda sana, hepsi bu. dilinde aşk sektirene durgun sular gerek, benim içimde denizler devriliyor. neredeysen seslen, bir kez bile olsa bak bana ne olursun, hadi dokun. dokun bak, ellerim hala nasılda yanıyor, yanıma bıraktığın son gecenin alevinde. bırak aylım o dudaklarını yüzünün nar dallarından. alıp ömrümün babil kulesinde infilaklara süreyim bırak. dinsin bu kanardağ. bırak dinlensin darısını başa çeken nazarlar. kendi sesimi, kumu kurumuş kıyılarda beklediğim, çığlıklarım geliyor gördüm. gördüm, iç denizlerimde çocuk seslerinden kocaman açıktı. sağrısı ıslak atlara binmiş koşar kanat geliyor diyorum. bırak omuzlarını örtsün yaşam sevincim sal gibi ve sen, anlı göğü öpen dağlar serili ilkyaz saraylarıma çekil benimle. bırak boynuna sarılsın gözlerim, bırak. bak, yüzümde yeni geçmiş ağrıların ferahlığı var. dişlerime inciler iltica ediyor gülerken görmüyormusun? delirdim sanma sakın, aklımda filistinli çocuklar taşlıyor, bu bir intifada. bu aşktan başlayıp aşka kadar bir anlamaya varma. İçimin yeryüzüne dağılmış anılarına ağlamayı bıraktım ben anla. elimde mevsiminden kaçmış erguvan kokularıyla, ömrümün önünü temizleye çıktım, gör ne olursun. dedim ya biraz sana ihtiyacım var. biraz da sana, hepsi bu.

 


Ekleyen : BahaR ABUL - Alim öMeR YILMAZ Tarih : 17 Nisan 2009, Cuma
     


----------vazgeçemedİğİmsİn--------------------


gözlerine bakmak isteyip de bakamadığımsın.
sen benim oynadığım en büyük kumar,
sonunda kayıp etmekten korktuğumsun.
sen dokunmak isteyip de dokunamadığım,
hayalini bile kuramadığımsın.
sen ömrümce aradığım fakat yanlış zamanda bulduğumsun...
başkasının değil de senin olmak isteğiyle uyandığımsın

sen anlatmak isteyip de anlatamadığım,
yaşamak isteyip de yaşayamadığımsın...
İmkânsızlıkları kaldırıp yalnızca sana ait olmak istediğimsin

bütün yazdıklarımın sahibi yalnızca sensin

sen hem bana okyanuslar kadar uzak,
hem de bana bendende yakınsın.
seni o kadar çok seviyorum ki

bütün olumsuzluklara karşı tek direncimsin
her şeye rağmen vazgeçemediğimsin...
ve yağmurlar altında tek değil de

senle beraber ıslanmak istediğimsin
senden vazgeçemem...


 


Ekleyen : BahaR ABUL - Alim öMeR YILMAZ Tarih : 10 Nisan 2009, Cuma
     

------------ağlama bebeğim---------

akan gözyaşlarının bir damlasına kıyamam ben
ağlama bebeğim; ağlama bitanem
bu aşk bizi neyledi; yüreğimizi dağladı
gönlümüze hasretin acısı çöktü
ağlama bebeğim ne olur
elimizden ne gelir
bak hani birbirimize söz vermiştik
eğer kavuşamazsak
evet eğer kavuşamazsak
gözyaşlarımızı tutmaya söz vermedik mi?
sil gözyaşlarını ne olur ağlama
ağlama bebeğim...


Ekleyen : BahaR ABUL - Alim öMeR YILMAZ Tarih : 8 Nisan 2009, aramba
     

---------neylersİn--------------------------
birgün bu mahsun sevdadan geriye
kalırsa sadece o hüzün kalır
sende anladın ki yapayalnızız
buluşmamız yasak, görüşmemiz uzak
devrilmiş kadehler gibi dönüyor başımız
neylersin

ah güzelim, incinmiş bir sesi vardır yağmurun
yanaklarına vurduğunda hissedersin
ve bir veda sözcüğü
saçlarına titreyen bir öpücükle dokunduğunda
bu anı dondurmaya yetmez nefesin
bir film sahnesi gibi akar gider ayrılık
neylersin

biz zaten hiçbir romanda
kendi hayatımıza rastlamadık
bütün şarkılar bizi yanlış anlatmıştı
ve bütün bulmacalar yarım bırakılmıştı
tenha sokaklarda üşüyüp durdu sırtımız
oysa tuttuğumuz balıkları bile
yeniden denize bağışlamıştık
biz hayata dair hiçbir yanlış yapmamıştık
neylersin

biz bu sonucu haketmedik
hayır, etmedik
ömrümüz bu talana lâyık değildi
bazen acı vurdu bazen de yağmur
hiç gülmedi yüzümüz
hiç büyümedi gülümüz
bizi yalnızca akşamlar kucakladı biliyorsun
sabaha çıkmayan bir yoldu yürüdüğümüz

`bazen acı dinmez,
bazen de yağmur
sevgilim gülümse herşey unutulur
suskunuz bu akşam üstü
hasrete yanmışız
neylersin...`

birgün bu öykünün sonuna gelince
ansızın desem ki `hoşçakal canım`
unutursun, mecburen unutursun
yıldızlar söner, bu aşk da biter
bazı gün hatırlayınca sessizce ağlarız
neylersin..

ah bebeğim, ah..
kekremsi bir tadı vardır gözyaşının
dudaklarına sızınca farkedersin
İçindeki vurgun aşklar mezarlığında
ayrılık, ölümden üste yazılınca
gideni durdurmaya yetişmez sesin
bir inme gibi dolaşır bedeninde pimanlıklar
neylersin...

biz zaten hiçbir sinemaya tam vaktinde yetişemedik
bütün vapurlar bizden önce kalkmıştı
ve bütün biletler biz gelmeden satılmıştı
boşuna telaşlarda yorduk günlerimizi
oysa nuh`un gemisi`nde bile, bize yer kalmamıştı
ve hiçbir mutluluğa adımız kaydolmamıştı
neylersin

biz bu aşkı sürdüremezdik, inan sürdüremezdik
kalbimiz bu heyecana müsait değildi
bize hep acılar kaldı
bize hep yağmur
unutmasan bile artık unutur gibi yapacaksın
ve buruşturup buruşturup attığım kağıtlarda
hiç bitiremediğim bir şiir olarak kalacaksın.


Ekleyen : Buse_Ömer Tarih : 7 Nisan 2009, Salı
     

bilirmisin bende paylaşmak nedir? nefesin kesilirse al canım senindir! gittiğin yol ucurumsa sen geri dön bebeğİm… o İlk adım benimdir kalbimi kırmak suya yazı yazmak kadar zordur. kalbimi düzeltmek ise gece doğan güneşe dokunmaya benzer. sen o suya yazı yazdın. şimdi güneşin doğmasını bekle.


Ekleyen : Buse_Ömer Tarih : 6 Nisan 2009, Pazartesi
     

---------bana hayatı anlat--------------
yaşayabilmeyi
umutlardan bahset bu gece
hayallerden
her şeyin ne kadar güzel yaratıldığından
bu gece pişmanlıklar olmasın
kırgınlıklar,
sönmüş umutlar, yıkılmış hayaller olmasın
bana biraz beni anlat bu gece
öfkemi al, unuttur yaşanılanları
buğulu bakmasın gözlerim
sevdalı bakmayı öğret bana
hadi inandır gözlerimi gözlerine
bana mutluluğu anlat
ağlamamayı öğretmeyi gözlerime
oyunlardan bahset bu gece
çocukluklardan
herşeyin ne kadar saf ve temiz yaratıldığından
bu gece kirli hiçbirşey olmasın
kin, nefret, ahlar, beddualar olmasın
ve pişmanlıklar…
bana biraz beni anlat bu gece
nefretimi al, unuttur yaşadıklarımı
boş bakmasın gözlerim
doldur tüm benliğinle
bana biraz seni biraz beni anlat bu gece…


Ekleyen : Buse_Ömer Tarih : 6 Nisan 2009, Pazartesi
     

erkekler limonataya benzer baktıkça ağzın sulanır yedikçe miğden bulanır......


Ekleyen : esra cicioğlu Tarih : 6 Nisan 2009, Pazartesi
     

hayatta kimseye gereğinden fazla değer verme ya onu kaybedersin yada en büyük darbeyi ondan yersin..


Ekleyen : kim??? Tarih : 6 Nisan 2009, Pazartesi
     

-------ben ve sen--------------
aramızda bir uçurum
kıyılarında çiçek boşluğunda çiçek kokusu
bir ucunda sen diğer ucunda ben
sana ağlar gözlerim seni göremeden
sana çarpar yüreğim seni her an özleyen
bir kıyıda sen bir kıyıda ben
aramızda sonsuzluk var seni benden esirgeyen
ya sensiz acı çekmek yada sonsuzlukta
sensizlik ile ölüm arasında bir tercih yaptım
sensiz yaşamaktansa bedenimi boşluğa bıraktım.

ölürsem sevdiğim sana doyamadan
bir mezar kazdır ama ağlamadan
tabutumun rengini isterim kara
örnek olsun tüm sevip de ayrılanlara
eğer bir gün yolun düşerse o mezarlığa
otları sararmış bir mezar ara
orda sana tapan bir sevgili yatıyor

gün batar hasretim çöker içime
bir garip olurum senden uzakta
gözümde büyür mesafeler
bir şeyler düğümlenir boğazıma
dar gelir o zaman bomboş sokaklar
sığdıramam yüreğimi koça şehre
hiçbir şey istemem yalnızlığıma senden başka
bir tek hayalin yeter ıslak gözlerime


Ekleyen : Buse_Ömer Tarih : 6 Nisan 2009, Pazartesi
     

hatırla ilk defa bir yıldız altında; aşkımı sildin gözlerimin yaşında, sensizlik alır beni götürür karanlığa; biliyorum uzaktasın yıldızlar altında. gel etme gözlerim yaşlarla doldu. bak kimse silmiyor hani zamanla kururdu? kurumadı işte karıştı denizlere, her yağmurlu günde düşecek ellerine…


Ekleyen : Buse_Ömer Tarih : 6 Nisan 2009, Pazartesi
     

SAYFALAR :


TOPLAM : 494 Sevgi
ONLINE KULLANICI : 23 | 0,11 saniye Sayfa Yüklenme
Copyright © E-hadi.NET by: Bahar YILMAZ & Alim Ömer ABUL, 2006.
Hosting Hizmetleri       Webmaster Pagerank