|
Farklı bir gündeyim...

Bugün bir farklıydı, bir başkaydı aslında. Yine sabah erken kalktım. Birbirini kovalayan saatlerde, hayattan uzak diyarlardaydım. Öğlen bir huzursuzluk çöktü içime. Anlam veremedim ilkin. Korku ve heyecan alı koydu bedenimi. Uykusuzluktandır dedim, geçiştirdim. Bir gerçek varsa da hiçbir zaman söyleyemedim.. Sonra herhangi bir yere götürdü adımlarım beni. Belki bir kaçıştı, korkunun tam ortasına, ya da bir kurtuluştu, çaresizliğin bilinmezliğine. Kalabalıktık, arkadaştık, sen vardın, sen vardın beni olduğum yere mıhlayan, bir de maskesini yırtamadığım yüzümde bir gülücük, ve kalbimi delip geçen, nemli gözlerim… Birbirinden habersiz iki arkadaştılar. Belki de sarhoştular hayat mezesinin yanında… Sana kavuştuğum anda yırtıp atmak istedim tüm acıları ve ardını göremediğin maskemi. Yapamadım... Elini tutmak istedim o an. Sımsıkı sarılmak. Doyasıya koklamak. Ve bir daha hiç bırakmamak… Yapamadım… Yıllar var ki gözlerimi gözlerine değdirip, öylece kalamadım. Hani demiştim ya, “seni sevmenin anlamını bilmiyorum”, şimdi anladım ki, yıkılmayan bir gururun arkasındayım ve, ve seni çok seviyorum…
|
 |