|
Vaktiyle bir orman varmış meğer

Vaktiyle bir orman varmış meğer, sihirle korunan..
Bu ormanda elma yanaklı bir kız yaşarmış..
Hem de sadece ona aitmiş bu sihirli orman..
Bir de dev beklermiş ormanı bütün kötülüklere karşı sihirle koruyan..
Dev birgün prensesin birinin de aslında geceleri devleştiğini öğrendiği gibi bırakmış ormanı ortada.. Tası tarağı ve en yakın arkadaşı eşşeğini alıp yola koyulmuş..
-Başlarım aşk ormanından, ben kendi aşkımın peşinden gidiyorum artık arkadaşım ne haliniz varsa görün...! demiş, öylece bırakıvermiş ormanı da, elma yanaklıyı da..
E masal bitmiş haliyle elma yanaklı kız prensine kavuşamadan..
Ohh iyi de olmuş.. O prens ona iki numara küçük gelirmiş zaten ilerde..
Ayrıca prens diye geçinen kurdun ta kendisiymiş. Daha önce de çok elma yanaklı kız kandırmış..
Ama bizim elma yanak hissetmiş onun gerçek prens olmadığını, gelmemiş çakma prensin oyununa..
Yememiş numarayı, ohh iyi de etmiş..
Ama üzülmüş çok, yalnız ormanda ağlamış ağlamış ağlamış.. Sihirleri yapan dev, aşkının peşine düştüğünden orman sahipsiz kalmış, elma yanak saklanmış bir ağacın dibine, seyredivermeye başlamış geçen insanları..
(tiplemeler dolayısıyla üzgünüm) masal benim tamam mıııııııaaaaa ?..!!
iki tonton teyzenin diyaloğu..
-Aaa şurdaki prens değil mi ayol? Hani elma yanaklıyı kandırmaya çalışıyorduuu...??
-Ne prensi ayol, miyop musun koskoca kurt o beee, nasıl tanımazsın??
yolu ormana düşen zerzavatçıııııııı...
-Domates, biber, patlıcaaaaaan..!
aşkların günübirlik yaşandığı yerde yaşayan 16,5luk Rüyasucan..
-Ya çekil Gökkuşağıcan çık git diyorum hayatımdan seni dün seviyodum tamam mııaaaaaaaaah? Çok eskidi ilişkimiiiiiiiiiizzzz artık yapamam seninleeeeeeeeeee...!!
arkadaşlarıyla bi`şey yarıştıran Uçarcan..
-Ay söz bi buluşalım bi daha istemiycem senıııııııııııı tipim bile değilsin ki hem, sen çıktığım 2324üncü kız olacaktın da öyle özel bi durum olduğundan bu kadar ısrar ediyoruuuuuuuuuuuum...
gaylord Topcan.. ehehehe
-Hey ağacın orda saklanan elmamsı şeyin yanındaki, ne o be tüfek mi senin elindeki, hoş adammışsın beahh, biraz takılalım mı ne dersin bebek? Fena da durmuyosun hani yandan bakınca, hadi gel bakayım kollarımaa nihohahahahah..!!!
-derken..5 el havaya atılan silah sesi...
Nihayet masala başlanıp bittiğini duyan beklenip de bir türlü vaktiyle gelemeyen avcı, çıkagelmiş dış kulvardan, önce Topcan`a ağzının payını vermiş bir güzel, sonra da bizim çakma prense Allah yarattı demeden aşk ile öyle bir yapıştırmış ki, değil ormandan, taa Fizandan duyulmuş bu tokatın echosu, bizim koca kurt, bildiğin ormanın köpeklerinin maskarası olmuş.. Ah ulen demiş, bir daha elma yanaklıya yaklaşırsam Allah da benim tepemden kaksın e mi?.. Fakat bunu o kadar pişmanlıkla ve yürekten söylemiş ki, bir anda göz alıcı ışık bulutunun ardından bir peri, elinde sihirli değnek ve bir kase peri tozu ile zart diye çıkıvermiş bizim zavallı kurdun karşısına..Şimdi, demiş ki..:
-Kurt efendi etmediğin halt, kırmadığın kalp kalmadı ama o kadar rezil oldun ki en son yediğin dayakla cümle aleme, seni istersen gerçek bir prense dönüştürebilirim ne dersin? Başarabilecek misin bu kez gerçekten bu işi? Yok prensliği götüremiyorum yola başka türlü devam etmek istiyorum dersen eğer seçeneklerin çok.. Kurbağa olabilirsin mesela , kaktüs, devekuşu, ya da koala.. Daha fazla seçeneklerin var da şimdi aklıma gelmiyor, renk ve desen kartelamızı yanımda getirdim ama, istersen şöyle bakalım birlikte ne dersin?
Kurt bu, atılmaz mı? Atıl kurt...
-Yok bacım benim işim olmaz öyle koala, kaktüs felan, zaten yeterince hayvan kaldım, prens olmak istiyorum ben, haydi hemen dönüştür beni..
(Meğer bu da bir tuzakmış.. Kurdun kurtluğu bir tek elma yanaklıyaymış, peri yememiş..)
Daha bunun sözü bitmeden, bizim peri seriye bağlamış, iki tutam peri tozu ve sihirli sözcükler..
-Hokus pokus, 29-30, kurtus iptalus, prens olakus, yalnız kalbi olmazuuuuuuuuuuus..!
..demiş.. ve bunları duyan bizim kurt...
-Bir dakka bacım niye benim olanca kalbimi aldın, böyle mi anlaşmıştık biz senle? ..diyemeden...
Peri vınnnn topuklayıvermiş geldiği gibi ışık bulutunun içinde aniden..
..Kurt istediğini başarmış.. Kalpsiz de olsa "Prens" olmuş..
Kalpsiz Prens, o gün bugündür o periyi arıyormuş..Kalbimi geri var, herşeyim tamam ama kalbim olmadan ne işime yarayacak ki tüm bunlar? diyebilmek için..
Halbuki ondan alınan sevmeyi bilmeyen kalbi, kırılıp parça pinçik olan Elma Yanaklı Kızı iyi etsin diye ona konmuş..
Belki de sevgi kalpte bile değil, kalbini sevgiyle besleyende anlam buluyordur?
.. Kimbilir?
Elma yanaklar asla solmasın, kurtlar prens olmasın..
Yaşasın peri tozu ve sihirli değnek..!
Gökten 3 elma düşmüş...
Biri benim, biri kalpsiz prensin, biri de okuduğunuz için sizin başınızaaaaaa...
|
 |