 |
|
 |
|
aşk dediğin

Suskusunda gizliydi tutkusu dudaklarının
Ellerim yaban kalmış kokusuna teninin
Ellerim tüm hoyratlığını hayatın soluğunda boğdu
Ve gün gözlerinde doğdu.
Ah bu yalnızlığı yaşamın bir yanıma yaslanmış
Yeni masallara öykünüyor
Ah sesim uykularımda uzun koşulara bileniyor.
Gece birkez daha gözlerime oturmuş
Git diyorum gitmiyor.
Ve söz efendisinin ellerinde, tutsak kelimelerim var,
Cendereden geçmiş hayli yıpranmış nazik kelimelerim var.
Ey; geceleri yorgan yapıp koynuma aldığım
O muhteşem gizi hayatın
Düşlerimde bilesin tahtın var…
Oysa ki daha çok vardı sana…
İşte en büyük yara;
Sen hayallerimde bile henüz şekilleniyorken
Ben yalınayak bile geçemiyordum düşlerinden.
Sana çok vardı…
Sana varmak için birçok toprak, birçok başak, birçok hayat kavrulmak gerekti.
Ve ben bunu öğrenende yaş Kemal’e erdi.
Ben sana örgütlerken bütün haylaz çocukluğumu sen gidiyordun.
Neredesin bilemediğimden bildiğim en güzel yerdeydi hediyen…
Önce aşk gelmeli bir yanıma sonra varlık kaygısı.
Ama önce aşk! kucağında herbir pozisyonda mutluluk çığlığı.
Dökülüvermeli eteklerinden usul usul Tagore’un.
Bense bu sonu gelmez şiirleri yazarak dikkatini çekerim belki çocukluğumun.
Göğsümde büyüyor sancılar.
Daha da bir kanıyor daha da bir kanıyor.
Koşun, koşun bu gecede yalnız bir el omuzuma dokunuyor.
İşte o an ürpertisi aynanın, geçmişi karanlık o aynanın.
Bildik dualardan sonra bilinmeyecekleri söylüyor dilim.
Uzakların ritmiyle titriyor titriyor,
dökülüyorum yalnızlığını bu şehrin ıslıklarına.
Dudaklarım kupkuru.
Birparça bayat ekmek var aklımda
Bir de göğüslerinin doyuruculuğu…
İlk aşkın hevesiyle öykünüyorken
Kasım kasım kasılıyorken siyah beyaz cama
Penceremin altında küçük bir tıkırtı
keşke; hiç olmasa
ama oluyor biliyorum
Keşke kafama kadar çektiğim yorganım sana açılan ayaklarımı da saklasa
Sana buncasına çıplak ve savunmasız yakalanmasak
Ve dahi yüreğimle ben…
Çıldırıyorum giderekten.geceleri ışığı açık bırakıyorum sen iyi geceler dileyip
giderken….
Biliyorum halbuki arkamı dönsem sarılacağım bir ten.
bilmediğim bilip te tekrar edemediğim niyeyse
ayağım açıkta kalır-
sus Allah aşkına sus. dışarıda kar var. peki ya üşüyenler..sus dedim ya
üç kişilik bir bandovar odamın giriş kapısında siz de susun onlar da sussunlar.
sade kar taneleri konuşsun ve hükmünü beyazın yazsın tüm aynalara.
|
 |
 |
|
 |
|
|