|
Düs

Apansizin alevlerin kavruldugu bir çölde yürüyor buluyorum kendimi. Rüzgar öyle siddetli esiyorki gözlerimle yalu çok zor buluyorum. Birden dibi görünmeyen bir uçurum karsima çikiyor. Oturup biraz dinleniyorum, sonra uçurumun karisi tarafinda birseylerin oldugunu görüyorum. Bir köprü aramaya koyuluyorum, karsi tarafa geçebilmrk için. Koyunca yürüyorum. Birden bir köprü görünüyor. kosarak yanina gidiyorum ama korkuyorum karsiya geçmeye. Kökrü çok yipranmis çünkü. Esen rüzgarla da bayrak gibi sallaniyor. Gözlerimi kapayip, bir kosuda geçiyorum karsiya. gözlerimi açtigimda ise ayaklarimi hala kizgin kumlar yakiyordu. ama arkami döndügümde köprü yoktu. heman asaagiya baktim, parçalarini gördümö köprünün. karanliga dogru düsüyorlardi. biraz bekledim sesini duymak için, sesi yoktu... Tekrardan yürümeye koyuldum, saatlerce, hiç durmadan yürüyordum. Birden ugultular duyulmaya basladi, önümdeki tepenin arkasindan. Kosarak astim tepeyi. Koskoca bir sehir göründü. birden kizgin kumu islatmaya basladi gözyaslarim. Can havliyle firlattim kendimi. sehre gidiyordum, kurtulmustum. Birden ayagim takildi ve düstüm. Kalktigimda, sicak bir düs gördügümü anladim.
|
 |