 |
|
 |
|
neydin sen ???


Gökten avuçlarıma düşen bir damla su muydun ki; ben sensiz geçen her günde içinde eriyip yok oldum! Bir rüzgar mıydın da, bir defa esip geçtin, yapraklarını döküp güllerini soldurdun yüreğimdeki sevgi demetlerinin gözlerime her bakışında yüreğime uzanan köprüler inşa ettin ve sonra kendi ellerinle kopardın kementlerini... Uzattığın her sevgiden biraz tohum bıraktın yüreğime, kendi ellerinle yeşerttin, yüreğim alev alev yandı ve senin sonun gelmez sandığım mutluluğumuzun sahipsiz mezarı oldu yüreğim! Yanlış zamanda doğan bir Gün’müydün ki, süzüldün geldin yüreğime, karanlıklarıma hükmettin ve ben şimdi her gün doğsa da koyu bir karanlığı yaşıyorum yılın her mevsiminde! Bir ayna mıydın ki; sonu gelmez sandığım boşluğa bakarken gözlerimi kaybettim içinde ve ben şimdi ne seni ne de kendimi görebiliyorum. Neden sonunu hiç düşünmeden ardına kadar açtın bana tüm kapılarını? Ve sonra, aynı istikrarsız iradeyle pencerelerini bile kapattın yüzüme! Bir renk paleti miydin? Düşlerin büyüsüne kaptırdım kendimi! Bir masaldan bir diğerine sürüklenirken kim olduğumu unuttum, anlamsız günlerin derinliğinde!.. Ve başka bir diliminde zamanın aynı esrarlı havaya bürünerek bir efsaneyi yaşattın bana! Çağlar öncesinden kopup geldin! Gaipten gelen bu seslerle mi sevdim seni? Yoksa sen bana acı veren o gerçekliğinin yanında düşlerimde yaşattığım bir masal kahramanı mıydın ki; sabah uyandım ve yokluğunla kucaklaştım. Bir şiir miydin ki; gece gündüz okudum, her mısrasını yüreğime kazıdım ve şimdi, yüreğime kazıdığım harflerden sızan kan; yüreğimde nehirler oluşturmakta!.. Öylesine alışmıştım ki senle yaşamaya, bu şehre gelene kadar her kilometre taşında sensizlikten bir ‘An’ bıraktığımı sanmıştım! Gördüm ki, gökyüzündeki lekeler yokluğundan sızmakta! Biliyor musun, her nefes alışımda içim kanıyor bu şehirde! Her nefes alışımda sana dost bir rüzgar kokunu taşıyor içime! O kkoku ki; yokluğunda sarılıp uyuduğum kazağıma sinmişti! O koku ki; sana her sarılışımda içime çekmiştim! O koku ki; bana ilk defa birini sevmenin ne demek olduğunu hissettirmişti! Ve şimdi başka hiç bir koku tanımıyorum! Zamansız biten aşklar mezarlığı olan yüreğim hiç bir sevginin ardından bu kadar yas tutmamıştım! Gözlerimi kapatamıyorum artık! Gözlerimi her kapatışımda bana acı veren gözlerin geliyor karşıma! Ve binbir pişmanlıkla, yummamacasına açıyorum tekrar gözlerimi. Sensiz yapamıyorum, anlıyor musun? Şehirler arası otobüslerde seni düşünürken döktüğüm göz yaşlarım sinmiş içime! Ve ben o göz yaşlarını yarım saatlik molalarda, acıyı paylaşan yüreklerde uzatılan bir sigarayla sildim her seferinde!.. Yaşadığım her şeye, her yere izini bırakıp gitmişsin! Seni yüreğimde öldürmeyen belleğim giderek bir şizofrene dönüşecek sanki! “Kaybeden ben” - “Yok olan sen” bir bütün oluşturdu içimde! Her saat başı kendi iç çekişmelerim bir savaşı andırıyor Kaybeden BEN, seni diriltmeye çalışırken, Yok olan SEN, şeytansı bir gülümseme ile kendi elleriyle ateşe atıyor seni! Kızaran alevlerin ardından kendime her gelişimde yokluğuna bir kez daha sarılıyorum. Son pişmanlığım, tek sevgim! Bütün bu zıtlıklar arasında dahi seni unutmaya yüz tutmaya yüreğim inatçı haykırışlarıyla seni bana çağırıyor! Nerdeysen, nerdeysen gel! Biliyorsun ki sana karşı savunmasız yüreğim!...
|
 |
 |
|
 |
 |
|
 |
|
|
|
Ekleyen
|
: Bahar |
|
Okunma Sayısı |
:
81 |
|
Eklenme Tarihi |
:
19 Ocak 2008, Cumartesi |
|
SONRAKI |
:
``...aKLıMDaSıN...``
|
|
 |
 |
|
 |
|
|