|
yüreğimdeki bakışların........

Ardında bıraktığın
gözyaşı ve hicran
Unutulmak mahpesinin
tunçtan duvarlarını
örüyor hala….
Dondu güneş, dondu zaman
Kara bir akrep
bıkmadan, usanmadan
yalnızlığımın kum saatini
kuruyor hala….
İntihar etti menekşeleri
gönül bahçemizin
Sümbüller kendini yaktı….
Sen yoksun diye
Erguvanlar bir daha hiç kokmayacak
Ellerinden toprağa düşen güller
ve ellerinde kokmak isteyen karanfiller
-her şeyden habersiz-
Ağaçlara, dallara, çiçeklere seni
soruyor hala…
Martıların
ve güvercinlerin
dilinde sevda türkülerimiz…
Tuzunda senin kokun var denizlerimin
İlk kez
Bir bahar akşamı
çılgınca eserken
Sana tutulan o delişmen rüzgârlar
Yeniden
esmek için saçlarını
arıyor hala ….
Gittiğinden beri,
Her gece,
yeni bir ceset çıkıyor bedenimden
Her gece,
yeni bir mezar gözlerim, ruhuma
Her gece,
zakkum tadı veriliyor dudaklarıma
Eli yetişmiyor tabiplerin…
Duvarları kör,
duvarları sağır sevda sokaklarımın…
Ve kahrolası sirenler
nafile haykırışlarıyla
yalnızlığını gecelerin
yarıyor hala….
Delişmen ırmaklara bıraktım
kalbimi
Tutkularımı,
Gömdüm gelincik tarlasına
hasret yaylasının…
Geceye boyadım gündüzlerimi
Hüznü koydum yastığımın altına
ağlamayı koydum
hasreti koydum
Hicranı kuşandım; sessiz ve buruk…
Meydanlarına bıraktım bu şehrin, düşlerimi
Geceye boyadım gündüzlerimi….
-Her şeye rağmen-
Buğulu bakışların
yüreğimin tam ortasında
duruyor hala….
|
 |