her şey duraklar bence.. hatta bunun zamanı bile vardır denebilir.. herhangi bir örneğin çeşitli aşamalarını bitirdikten sonra kaçınılmaz sonu durakmaladır.. tabi ki konu gelip çatmak zorunda ilişkilere.. üstelik aşk`ta yaşanan duraklama insanın tüm hayatını, anını ve geride kalanları donduruyor.. inanamamazlık başlıyor herşeye ve hiç bir şeye.. zor değil mi? evet kesinlikle çok zor.. ama güçlüyüz biz.. hayatta böyle olmak zorunda olan insanlar vardır.. her şart ve koşulda biraz diğer insanlardan farklı olmak zorunda olanlar.. şimdi nasıl oluyor bu? şöyle ki; öfffffffff çok saçma yazdım bence ama silmeyeceğim.. yeniden başlıyorum.. fıkraları kim yazar mesela? fıkra denen ve bizi yeri gelip dehşet güldüren şeyleri yazanlar, belki de dünyanın sayılı somurtkan insanlarından ama yetenekleri bunu yapabilmelerine izin veriyor.. yetenekleri olan insanlar demiorum çünkü her insanın yeteneği vardır ve bazılarının ki bariz açıkta diğerlerinin ise hafif dondurulmuş bekler haldedir.. benim yeteneklerim ne merak etmiyor değilim.. çünkü şu yaşımda hala ``ben şunu çok iyi yaparım`` dediğim şeylerden emin değilim.. ve bir cümlede bu kadar çok ``ş`` kullanmaktanda aynı oranda mutsuzum.. neden bak bunu da bilmiyorum.. olsun benim bilmediğim sorularım var ve çoğu insandan daha özel yapar bu beni.. hayatta çözemem gereken basit, saçma ama yine de ``benim`` olanlar var ve bu özünde iyidir.. başlık duraklama ama anlatacak bir duraklama yok.. yaşanan kötü anları geride bırakmaya karar verip sonra buraya yazmayı doğru bulmayanlar grubundayım.. insan geride bırakmayı bilmeli yoksa asla içine düştüğü bunalımdan ve kara küçük kutudan kurtulamaz.. hikayelerin hep bir girişi vardır ama bazı hikayelerde giriş hem çok uzun ama hemde çok ani olur.. bilmem hiç duydunuz mu? öyle hikayelerdir ki gerçekten aşk kokar.. buram buram hatta öyle denir.. zamanı çok ilginçtir, ani ve şaşırtıcı ama beklenendir bir yandan.. uzun zamandır beklenen.. işte böyle ilişkiler bazen duraklar bence.. duraklamak hep son değildir hatta belki bir yenilenmedir ve devamında gelen iyi haberler varsa.. sabretmek evet hem çok zor hemde çok bunaltıcı bir iş ama insan yavaş yavaşta olsa güzel bir değişim gördüğünde ağzı kulaklarına varıyor.. nasıl anlatacağını ve neler diyeceğinden emin olamıyor.. ama olsun karşında ki anlar sen hiç merak etme.. ne kadar gerçek seviniyorsan senden yayılan o duygu o kadar hissedilir oluyor.. bkz: doğru orantı.. karşılığını vermeden ne yazık ki hiç bir şey olmuyor.. e keşke karşılık her zaman maddi olsa.. verilen duygu ve düşünceler çok ağır kalıyor paranın insana verdiği zarar yanında.. yıllar ve belki bir hayat çalıyor sinsice.. biri için verilen kavganın böyle bitmesi evet çok üzücü ama gerçekten elde ettiğin, bundan mutlu olduğun biri için verilen bu kavga aynı zamanda çok lezzetli.. hayat bir oyun ve biz kötü oyuncularız.. öyle olmasa yazılar yazmaz, kendimizi ve aklımıza gelenleri açıklamak istemezdik.. iyi oynarsak sessiz ve derinden, kimseye çaktırmadan yaşar, her şeyi içimizde çözerdik.. ve bu yazdıklarım saçma bir bakış açısının ürünüdür not ediyorum.. BİLDİĞİM VE ÖĞRENECEĞİM HERŞEYE DAİR ÖĞRENME GÜCÜ BELKİ ACIMASIZLIKLA ELDE EDİLİYOR AMA ACIMASIZ OLMAK İNSANI SEVGİDEN MAHRUM BIRAKIYOR.. İKİ UCU POqLU OLSA DEĞNEĞİN..